Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik



  • Çağdaş Sergiler
 

Gencay Kasapçı   Metin     Biyografi  


“Ama Gencay'ın ağaçları farklı bir gerçekçilik, hatta sembolizm oldu. Her ağacı aynı ağaç, fakat hiçbiri benzer değil. İnsan yalnızlığının, bu yalnızlığın hem yere basan hem göklere uzanan binbir hali gibi ufuksuz bir sonsuzlukta yine sabahı, akşamı, mevsimleri bekliyorlar.”

Jale Erzen


 

Abdurrahman Öztoprak   Metin     Biyografi  


Zaman tünelinde dolaştığımızda karşımıza Abdurrahman Öztoprak çıkıyor. O da ruh ve mizaç olarak, sözgelişi, kendisi gibi soyut devinim üzerine çalışan çağdaşı Ernst Wilheim Nay'e değil de Mondrian'a, Vermeer'e daha çok benzer. Ney karanlıklardadır, kokofonidir, kaostur. Öztoprak ise aydınlıklardır, ölçü, uyum kozmostur...


 

Ömer Uluç   Metin     Biyografi  


“Ömer Uluç'un bu o kadar kendine özgü hareketi, tekrarlı, anlatımlı olmayan bir harekettir ama başka çağdaş resimlerde rastlandığı gibi basit bir damgalama değildir; kucaklayan bir harekettir. Espası özgürce ve cömertçe kucaklayan ve sadece figürleri yakalamak için daralan bir hareket. O kadar ki, figürler gerçekte espasın kasılmalarıdır.”

Catherine Millet


 

Füsun Onur   Metin     Biyografi  


“Füsun Onur’un sanatını ister bir sahne olarak ele alalım ister bir oyun olarak; burada Füsun Onur’un izleyiciyi figüran olmaktan çıkarmak isteyerek oyuna ya da sahneye davet ettiği açıktır. Füsun Onur, izleyiciye üstün bir konum verir; çünkü bilir ki, izleyici ile yapıt arasındaki karşılıklı ilişki, serginin ya da yapıtının dilini tanımlamaya katkıda bulunur, hatta bazen o dili yeniden kurar.”


 

Tomur Atagök   Metin     Biyografi  


“Yapıt, sanatçı ve izleyici arasında iletişimi kuran köprü olmasına karşın farklı izleyicinin algılamaları yapıtın yaratıcısının dışında bir anlam kazanmaya başlar. Ben hazır malzeme ya da nesnelerden yapıtını üreten sanatçının yapıtlarını, bir modern ya da post-modern sanat anlayışı olarak görmekten öte sanatçının izleyici ile dialog kurma çabaları olarak, ama özellikle Goya’dan bu yana yaşadığımız dünyanın sanatçı tarafından yansıtılması olarak gormekteyim.”

Tomur Atagök


 

Ali İsmail Türemen   Metin     Biyografi  


Baştan beri Ali İsmail Türemen bir kara parçasının önüne gidip durmuştur. Yabanıl dünya. Herşeyini de buradan çıkaracaktır. Bu dünyayı biliyoruz, ama tanımıyoruz. Tanımıyoruz, çünkü gördüğümüz hiçbir şeyin adı daha konmamıştır. Erden bir toprak, bir anakara ve sahipsiz. Kütleler dünyası da diyebiliriz buna. İlk anda vuran budur çünkü.


 

Berna Türemen   Metin     Biyografi  


Berna Türemen’in sanatçı kişiliğinin ve sanatının en önemli yanı resimlerinde ve evinde önemli motif olarak kullandığı kediler benzeri munis görünümleri altından sıyrılıp söz, düşünce ve resim olarak en acımasız saptamaları, eleştirileri yapacak yüreklilik, kararlılık ve inançla tırnaklarını söz konusu olaya, konuya resme geçirip didik didik edebilmesidir.


 

Gülsün Karamustafa   Metin     Biyografi  


“Gülsün Karamustafa'nın işleri, kendi hayatında da benzeri biçimde yüklendiği sezgisel bir tazelik içerir. Kendisinin doğuştan sahip olduğu acelecilik, algıladıklarını görsel temsiliyete dönüştürürken de yardımcı olur ve onun bu yoldan kolay bir biçimde temel gerçekliğe ulaşmasına imkan kılar.”

Teresa Macri


 

Fevzi Karakoç   Metin     Biyografi  


“(...) Karakoç resim sanatındaki çağdaşlık ölçüsünü, günümüz sanatına bütünsel bir açıdan bakabilmekte görüyor. Böyle bir bakış, çağdaşlığın, çağımıza özgü değerlerle içli-dışlı olmaktan geçtiği gerçeğine götürecektir bizi. En azından bir yüzyıl geriye giden bütün sanatsal oluşumlar, insan ve doğa, birey ve toplum ikilemleri çevresinde biçimlenmekte olduğuna göre, sanata bugün de böyle geniş bir açıdan yaklaşmanın önemi ortaya çıkmaktadır.”

Kaya Özsezgin


 

Fatma Tülin (Öztürk)   Metin     Biyografi  


“(...) nesnede beni büyüleyen şey gözün bile takip etmekte yetersiz kaldığı, nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan sürekli devinim hali. Durağan, olmuş, oluşmuş, bitmiş değil. Oluşuyor. Sancıyla, buruntuyla, kıvranarak dönüyor, döndürüyor. Onunla birlikte dönmeli, oluşmalı, bu anafora kapılmalı elim.”


 

Resul Aytemür   Metin     Biyografi  


Resul Aytemür tüm çalışmalarında, tuval resminin boya ile gerçekleştiriliyor olduğu gerçeğini, maddesel bir duvar katılığının sağlamlığına eşdeğer ölçüde ayakta tutuyor. Bir diğer deyişle Aytemur yaptığı resimle, pentür de kullanılan rengin, temsil edilenin reel gerçekliğinden ayrı olarak, uygulayıcısının tasarladığı benzersiz gerçeklikle yeniden üretilmesi gerektiğini ispatlama iddiasını üstleniyor...


 

İnci Eviner   Metin     Biyografi  


Oluşturduğum formların içi boş. Bu iletim için bir araç. İçimizdeki binlerce damar ve yeryüzündeki binlerce iletişim ağı gibi. Desen çiziyorum ve o kadar uzun zamandır çiziyorum ki, gövdemin uzantısı ve bütün yapıtlarımın ana rahmi. Keşke arzuları bu kadar basitleştirebilsek. İhtiyacımız olan bir kurşun kalem ve bir parça kağıt.


 

Mevlut Akyıldız   Metin     Biyografi  


“...ille de ironik resim yapayım, diye yola çıkmadım. Yılların getirdiği birikim sonucu yaşama böyle bakıyorum. Yaşamı ciddiye alıyorum ama o ciddiyetin altındaki budalalaıklara dayanamıyorum. Biraz ironi, biraz mizah herhalde yaşamın ciddiyetine ve aptallıklarına karşı bir tepki... Bütün özel kanallardaki magazin programlarına bakın, zenginlerin düğünleri, kim kiminle, nerede, paparazziler..."


 

İrfan Önürmen   Metin     Biyografi  


“Önürmen’in resimleri her ne kadar kendi başlarına bir öykü anlatmaktan kaçınsalar da, bunların bir araya gelişlerinden ortaya son derece dramatik öyküler çıkar. Birbirlerinden iyice uzaklaşmış olan insanların kopukluklar ve içe kapanmalar üzerinde kurulmuş bir kolaj ortamında; karşı çıkamayacakları üstesinden gelemeyecekleri bir yanlızlığı yaşıyor olmalarıdır vurgulanan….”

Emre Zeytinoğlu


 

Tayfun Erdoğmuş   Metin     Biyografi  


Kendi içindeki sorunlarla boğuşurken hem boyayı ve boyanın tuval üzerine yayılışını terk ederek daha ilkel bir yönteme eğilmeye çalışıyor hem de duvara asılı olan ve tuval ile ilgisi olan işler gerçekleştirmekten de vazgeçemiyor. Öncelikle toprak, kil, mermer tozu, demir tozu gibi malzemelerle toprağın belleğini bulmaya çalışırken, topraktan daha derinlere doğru inerek, ağacın selülozunu sanatına malzeme olarak seçiyor.


 

Selma Gürbüz   Metin     Biyografi  


O gün ışığın nereden geldiğini anlamak mümkün değildi. Gölgeler yok olmuştu ve şimdi gördüğüm her şey iki boyutlu bir halde karşımda duruyordu. Hayırdır inşallah dedim, adımımı attım, sanki bir perde oluştu önümde ama içine girilebilecek gibi değildi. Geriye çekildim boşlukta hissettim kendimi birden ve izlemeğe başladım. Ansızın çok iyi tanıdığım kedi insanlar çıktı karşıma.


 

Temür Köran   Metin     Biyografi  


"Temür Köran, öngördüğü üretim modelinin doğal seyri içinde, figür ile sentaks arasındaki hassas dengeyi rahatça kollaması bakımından, kendi kuşağında ayrı bir yer alır."


 

Hakan Gürsoytrak   Metin     Biyografi  


Hakan Gürsoytrak’ın resimleri çoğu beceriksizce çekilmiş, kötü kadrajlanmış fotograf çekimlerinden alınma gibi duruyor. Resimler kenarlarını kimi zaman çerçeveleyen çizgilerle bitirilerek, kimi zaman da boş bırakılarak bir tür gelişigüzel oluşumu imliyor. Silik, yorgun gri tonlar ve güdük fırça darbelerinden oluşan işler, sanki resmettikleri gibi tam da bitirilmemişler, üst üsteler.


 

Arzu Başaran   Metin     Biyografi  


“İzleyici, sanatçının “bitti” dediği yapıtı görür. Yapıp bozduklarını, kurup yok ettiklerini, bu sürecin aşamalarını değil. Resmin, başlangıcından bitimine dek uzanan aşamalarının tek tanığı, o resmi kurgulayıp yaratan sanatçıdır. Bu süreçte sanatçı, kimi zaman elini bilinçle güderek, kimi zaman kendisini bırakarak oluşturur yapıtını.”

Arzu Başaran


 

Mustafa Pancar   Metin     Biyografi  


Tüm bu anlatılanlar ile Mustafa Pancar’ın resimleri arasında, son derece ilginç bir ilişki vardır. Resimler; sanki programını daha önceden belirlememiş bir kameramanın, kentte aylakça dolaşırken gelişigüzel çektiği görüntüleri içermektedir: özel bir okulun açılış töreninden, Taksim Meydanı'ndaki insanlara; bir halk otobüsünden, şair Can Yücel ile yapılan bir söyleşi çekimine; internet kahvelerinden, sanatsal gösteri alanlarına, belgesel filmlerden, fotoroman karelerine vs…


 

Mustafa Horasan   Metin     Biyografi  


Mustafa (Horasan), tıpkı geçen sergide olduğu gibi hemen hemen tüm çalışmalarında boyama eylemini ön planda tutan bir tavır içerisinde. Çizgi kadar renge, düzlem kadar tekstüre önem veriyor. Ama deneysel tavır, boyayla fotokopi ile çoğaltılmış olanın kurabileceği riskli, kapalı ve örtük ilişki, bunca gelişimden sonra nedenini tam olarak anlayamadığımız yeni bir gerçeklik doğuruyor.


 

Hakan Onur   Metin     Biyografi  


“Çocukluğumdan bugüne gelen anılar her zaman benim ilgi alanım olmuştur. İçsel serüvenler geçmişimizin izlerini yarına taşırken yabancılaşma ve aşinalık kavramları arasında bir o yana bir bu yana savrulan anılar, pazıl gibi sunulan hayatımızda yeni oyunlara çağırır bizi. Bu oyun arzular, kayıplar, düşler, gölgeler yoluyla kurulmuştur. Oyunda oynamak için iktidarımızı bir kenara bırakmayı göze almamız gerekir.”


 

Adil Salih   Metin     Biyografi  


Adil Salih’in resmini çözümlemeye çalışmak, bir puzzle’ın parçalarını izlemeye çalışmak gibi birşey. Tam “bitti” dediğiniz bir anda, bir köşeden bir figür gülümsüyor, defalarca baktığınız bir resminde bile bir detayı ilk kez, bazen yeniden keşfetmenin keyfini yaşıyorsunuz. O kadar çarpıcı ve kışkırtıcı bir hareketlilik var ki tuvallerinde, herşeyin böylesine tekdüzeleştiği bir ortamda, bir renk, bir figür, bir devinim olmak istiyor insan, bir Adil Salih resminde.


 

Serdar Tekebaşoğlu   Metin     Biyografi  


Serdar’ın insan vücudunu kısım kısım ele alıp, aldığı bölümle keyfince oynayıp, deforme edip fantastik eklemeler, abartmalar ve çıkarmalar yapması ile sonuçta elde kalan veya ortaya çıkan plastik kütle kendine özgü bir estetizm arayışını temsil etmekte.


 

Neriman Polat   Metin     Biyografi  


“Neriman Polat, kendi gerçekçiliğinin ‘tabela gerçekçiliği’ne yakın olduğunu söylüyor. Tabelacı elindeki en son teknikle göz alıcı olanı yakalamaya çalışır, ihtiyaçtan ne eksik ne de fazla bir iş çıkartır. Bu sergideki işlerde de gerçekliğin soğukkanlılıkla alınmış bir kesitini ve somut süreçlerin dışavurumunu görüyoruz. Ancak şehir estetiğinin, güncel ahlakın ve siyasetin işleyişine getirilen zeki bir çözümleme ve eleştiri taşıyan dokunuş ancak sanatın kurabileceği bir mekanda olduğumuzu bize hatırlatıyor.”

Nazım Dikbaş


 

Altan Çelem   Metin     Biyografi  


“(...) Altan Çelem her ne kadar hasmı bulunmayan tekli bir satranç oyununun yenilgisiz bir oyuncusu gibi hareket etse de, görüntüleri yorumlayabilen, zekice kurguları ayırdedip aynı paydada buluşabilme çabası içinde olan izleyicisine karşı da hassas bir bağlılık duymaktadır.”

Levent Çalıkoğlu


 

Antonio Cosentino   Metin     Biyografi  


Antonio’nun resimlerinin ya da hazır nesnelerinin en çarpıcı değeri, yaşamın dinamiğini yakalamasıdır. Kent sokaklarının durdurulamayan yaşam hızını yansıtan kareleri yakalayıp ifadeci bir yaklaşımla resimlemesidir. Çevresinden akıp giden yaşam kesitlerinin, duyguları üzerinde yarattığı etkiyi görsel ve plastik değerlerle resme dönüşümünün serüvenidir Cosentino’nun yapıtları.


 

Leyla Gediz   Metin     Biyografi  


Çizmek bende o kadar bilinçli bir süreç değil. Lineer bir sırası yok. Hani desenden başlıyorum, eskiz yapıyorum, sonrasında resme geçiyorum gibi. Başlangıçta tuvalin üzerine direkt çiziyorum. Son zamanlarda neyi çizmek istiyorsam o zaten boyarken tamamen değişiyor. Ve bir yere kadar boyadıktan sonra, bana göre daha çizgisel olan, daha illüstratif olan ortaya çıkabiliyor.




  • Kavramlı Sergiler
 

Altın Simetri   Metin     Biyografi  


“Klasik ressamlar bütünlük yaratan Altın Simetriyi, tuval üzerinde figure ve çizgilerini yerleştirmek için kullanarak resmin tüm parçalarının kalanıyla hoş bir uyum içinde olmasını sağlamışlardır.”

Ateş Gülcügil


 

60 Yıl 60 Sanatçı   Metin  


Murat Akagündüz, Haluk Akakçe, Merih Akoğul, Erdağ Aksel, Gülçin Aksoy, Selda Asal, Arzu Başaran, Kezban Arca Batıbeki, Bedri Baykam, Cemil Erim Bayrı, Selim Birsel, Taner Ceylan, Antonio Cosentino, Ergin Çavuşoğlu, Elif Çelebi, Altan Çelem, Orhan Cem Çetin, Server Demirtaş, Sinan Demirtaş, İsmet Doğan, Ahmet Elhan, Extramücadele, Tayfun Erdoğmuş, Saim Erken, İnci Eviner, Mürteza Fidan, Leyla Gediz, Melih Görgün, Hakan Gürsoytrak, Mustafa Horasan, Gül Ilgaz, xurban.net, Şirin İskit, Temür Köran, Sıtkı Kösemen, Murat Morova, Hakan Onur, Ahmet Oran, Ömer Orhun, İrfan Önürmen, Denizhan Özer, Ferhat Özgür, Serkan Özkaya, Günnur Özsoy, Fatma Tülin Öztürk, Seza Paker, Mustafa Pancar, Seçkin Pirim, Neriman Polat, Seyma Reisoğlu, Barış Sarıbaş, Gülay Semercioğlu, Mukadder Şimşek, Yusuf Taktak, Canan Tolon, Nazif Topçuoğlu, Mürüvvet Türkyılmaz, Alp Tamer Ulukılıç, Emre Zeytinoğlu, Müşerref Zeytinoğlu


 

Darülbedayi   Metin  


11. İstanbul Sanat Fuarı içerisinde, ilk kez "bir kavrama eklemlenen" veya bir "kavram ile örtüşen" sanatçı işleri birlikteliğini bir "küratörler ekibinin denetiminde sunmak" düşüncesi oluştuğunda, aklıma gelen ilk kavram bu oldu... Çallı İbrahim'in resimlerine konu olan şık hanımların, eski fotograflardan izlerini sürebildiğimiz zarif beylerin, kalem erbabının ve sahne artistlerinin yerine bu mekanın yeni sahiplerinin, tutucu bir yerel yönetimin temsilcileri, fuarcılar, züğürt aşıklar, kestane satıcıları, selpak mendili satan sokak çocukları, tinerciler, karmonyalacılar, dilenciler olmalarının altını çizmek belki de amaçladığım...


 

Dört Duvar Atölye   Metin  


Atölye kavramına-mekanına nasıl giriş yapmalı? Kanımca, tıpkı ressam ve modeli gibi, ilki atölyenin sahibine diğeri de ziyaretçisine ait iki farklı girişi var meselenin. Bu iki yabancı arasında kurulan ilişki sayesinde atölyenin sınırları uzayıp kısalır, mekanın boşluğu ve sırları dışarı taşınır.


 

Türk Resminde Soyut Eğilimler   Metin  


1912 yılında Vassily Kandinsky’nin (1866-1944) "Concerning The Spiritual In Art", "Sanatta Zihinsellik Üzerine" adını taşıyan teorik kitabı yayımlanır. Bunu Mondrian’ın (1872-1944), 1919-20 tarihlerinde "Natural Reality And Abstract Reality" (An Essay in Trialogue Form) adlı kitabı takip eder.


 

Avni Arbaş - Nazım Hikmet Desenleri   Metin  


Avni Arbaş’ın Nazım Hikmet’i konu alan bu desen dizisi; ressamın bu desenleri çizebilme fırsatını bulabildiği ana kadar uzaktan izlediği şairi nihayet karşısında – desen defteri ile kurşun kaleminin menzili içerisinde bulan – bir büyük desen ve portre ustasının heyecanını ve coşkusunu yansıttığı gibi, onun ilgisini çeken bir kimliği nasıl etüt ettiğini ve ileride gerçekleştireceği yapıtlarının ön çalışmalarını, kurgulama kararlarını verme yönteminin ipuçlarını da sezebilmemizi ve konularına genelde nasıl yaklaştığını da algılayabilmemizi de sağlıyor.




  • Yakın Kuşak
 

Ekin Saçlıoğlu   Metin     Biyografi  


“Saçlıoğlu'nun ağırlıkla kare tuvallerde ürettiği, espasta boyut bonkörü bu resimlerindeki yakamozvari motifler, burada çok çok önemliler; resmin psikolojik, hatta adeta Freudyen ritmini ve algısal 'tını'sını biçimlendiren bu motifler (hatta bir resmin gizindeki mantarlara pek dikkatli ve temkinli bakınız), birer mum da, soytarı da, uçuşan dansçı kadınlar da olabilirler elbette; lâkin, onlara sadece 'motif' demek, ressamın yarı bilinçli, yarı düşte yaptığı bu bellek ekinine haksızlık olmuyor mu şimdi?”

Evrim Altuğ


 

İlke Kutlay   Metin     Biyografi  


“Pek çok yarışmada ödül kazanmış ve resimleri oldukça ilgi görmüş, görmeye de devam ediyor. İlk kişisel sergisinde yer alan resimlerinde, gerçeklikten kopamayan daha modernize edilmiş kendine özgü fırça vuruşları, spatul ile sürülmüş kalın katmanlardan durağan, duygusal anlatımların ön plana çıktığı geniş yüzeyler dikkat çekiyor.”

Erkan Doğanay


 

Can Aytekin   Metin     Biyografi  


“Hem resim tarihine kat kat göndermeleri var hem yazı tarihine kat kat göndermeleri var hem benim kişisel hayatıma göndermeleri var. Bu, hepsinin bir ortak noktası gibi ve onu da seviyorum. Aslında bu çok basit bir şey. Sonuçta üç tane çizgi var, buna minimalist simgeleştirme diyebilirim. Birçok şeyi bir noktaya toplamak gibi.”


 

Seçkin Pirim   Metin     Biyografi  


“... yüzyıllardır kütlenin içerisinde olanı gün yüzüne kavuşturma ideali veya malzemesinin kendi güzelliğini forma ve anlatıma dahil etme gibi bir yönteme başvurmuyor. Tam tersi, dünyanın üç boyutluluğu içerisinde (ama çoğunlukla yatay ve dikey aksta) ritmik bir salınımla ilerleyebilme potansiyeline sahip bir hareket kuruyor. Yapısal ve matematiksel bir idealin, romantik-yaratıcı bir duyarlılık ile buluştuğu zengin bir hayal gücünün ürünü bu tasarımlar.”

Levent Çalıkoğlu


 

İlke İlter   Metin     Biyografi  


İlke İlter’in resminde gözlenen şiirsel katharsis; hem bireyin içe-bakış serüveninde hem de yaşamın sunduğu estetiği kavrama noktasında öznel tutkularla girişilen monologların ürünü gibidir. İlter burada kendi düşsel öykülerini saydam bir öznellikle kurarken, bireyin özgürlük arayışının da esasında aşkın bir kural dışılıkla ilişkili olduğu vurgusuna değinmektedir.


 

Yücel Kale   Metin     Biyografi  


Sanatçının canlı olan her varlığa yönelik ilgisinin ilk ipuçları anımsandığında sergideki böcek / ibridlere yüklenen anlamların abartılı olmadığı daha rahat ayrımsanır. Kale’nin doksanlı yılların sonunda gerçekleştirdiği ahşap yontu performanslar düşünüldüğünde, egemen temanın şamanizm olduğu anımsanacaktır.


 

Ömer Emre Yavuz   Metin     Biyografi  


Ömer Emre Yavuz, genellikle endüstriyel malzemeyi, hurda demirleri kullanmayı tercih ediyor; metali ezmek, bükmek, dövmek gibi işlemlerden “özenle” uzak duruyor. Endüstriyel malzemeleri, hurda demirleri yan yana getirerek, kendini malzemenin doğasına bırakarak, doğaçlama yoluyla oluşturuyor formlarını. Bu sürpriz üretimin sonucunda da, ”endüstrinin canavarlaşması”nı imleyen formlar ortaya çıkıyor.


 

Beyza Boynudelik   Metin     Biyografi  


Beyza Boynudelik, yapıtlarında tesadüflerle örülü güncel yaşamı, yaşayan bir organizma olarak kent peyzajını, hayal edilebilir su altı dünyasını ve deniz kıyısında birbiriyle meşgul figürleri işliyor. Resim yapmaya ilgi duyan her ressamın ilgi duyabileceği, tecrübesini çoğaltabileceği konuları taze bir duyarlılıkla kendinden kılıyor.




  • Gelecek Sergiler


  • Heykel
 

Rahmi Aksungur   Metin     Biyografi  


“Heykelde mekan, kütlenin kendisi veya kuşattığı alan değil, kütlenin çekim alanının sınırlarıdır. Bu sınırları her birey kendi için belirler. Bu alan bireyi eğer, büker, hatta yönlendirir.”

Rahmi Aksungur


 

Seyhun Topuz   Metin     Biyografi  


"Akademi'deki heykel eğitiminde geleneksel form ve kütle anlayışı içinde çalışmasına karşın, mezun olur olmaz kütleden uzaklaşmış ve boşluğun, yalın geometrik formlar yardımıyla tanımlanıp, vurgulandığı bir arayışın içine girmiştir. Seyhun Topuz, o günden beri ısrarlı ve tutarlı bir biçimde geometrik formların tüm olası ilişkileri, parçalanmaları, yeniden bir araya getirilmeleri, çoğaltılmaları ve bu işlemler sonucu biçimlenen "boşluk"la ilgilenmiştir.”


 

Şadi Çalık - Heykel ve Desen Sergisi   Metin     Biyografi  


“Sanatçı bir akımın etkisinde çalışmaz, bir akım yaratmaya çalışır. Günümüz dünyasında metafizik etkilerle sanat yapılmıştır fakat bizim anladığımız sanat metafizik değil, fizik sanat, rasyonel sanattır, yani gereçlerin olanaklarını zorlayarak, deneyerek yapılan sanattır.”


 

Doğumunun Yüzüncü Yılında Türk Heykel Sanatının Öncü İsmi: Ali Hadi Bara (1906-1971)   Metin     Biyografi  


“Aklıyla, yüreğiyle ve bitmek bilmeyen enerjisiyle Hadi Bara, yarattığı eserler kadar kişiliğiyle de birinci sınıf bir 20. yüzyıl sanatçısıdır. Hadi Bara, düşünen, araştıran, sürekli üreten, tartışan ve birikimlerini paylaşan bir sanatçı olarak gelecek nesillere örnek teşkil edecek kişiliğiyle anılmalıdır.”


 

Heykelde Kadın Teması   Metin     Biyografi  


Heykel eğitimi, 3 Mart 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisi'nin açılmasıyla başlayacak; ancak okulun, Yervant Osgan yönetimindeki heykel atölyesinde Cumhuriyet'in kuruluşuna dek ancak dört öğrenci yetişebilecektir:İhsan Özsoy, İsa Behzat, Mahir Tomruk, Nijad Sirel. Bu dört sanatçının yapıtlarına bakıldığında, kıt kanaat imkanlarla büstten öteye gidemedikleri görülür. Üslup, hiç şüphesiz akademiktir. Yapıt ya da büst, ister kadını betimlesin ister erkeği bilinçli bir seçim değildir.


 

Kamusal Alanda Çağdaş Heykel   Metin     Biyografi  


“Anıttan Çağdaş Alan Uygulamalarına Kamusal Alanda Heykel” sergisinin üçüncü bölümü, “Kamusal Alanda Çağdaş Heykel” adını taşımakta. Bu bölümde, heykelin kamusal alanda “anıt”lar dışında ne kertede yer aldığı/alabildiğinin ortaya konması amaçlanmakta. Kuşkusuz “anıt estetiği”nden “çağdaş estetik”e dönüşümün milatları bulunmakta.


 

Anıtkabir’de Yeralan
Heykel ve Kabartmalar
  Metin     Biyografi  


Birinci seçilen ve uygulamaya geçirilen Emin Onat ve Orhan Arda’nın projeleri de aslında burada birleşmektedir. Miras, Anadolu mirasıdır fakat projenin bir Yunan tapınağı planında düzenlenmesi akla şunu getirir: Yunan uygarlığı bütün Batı uygarlığının temelindedir ve yeni Türkiye Cumhuriyeti de “muasır medeniyet” ile Batı’yı işaretlemektedir.


 

Cumhuriyet İdeolojisi Bağlamında Başlangıcından Günümüze Anıt Uygulamaları ve Estetiği   Metin     Biyografi  


Anıt heykel, kamusal alanda ne zaman boy göstermeye başlayacaktır? Şüphesiz Cumhuriyet döneminde. Anıtlar, Cumhuriyet döneminde devrim ideolojisinin bir “aygıtı” haline gelecek ve bu nedenle heykel kavramı anıtla, bilhassa da Atatürk anıtlarıyla özdeşleştirilecektir. Atatürk, İnönü gibi lider heykellerinden sonra sırayı, “heykeli yapılacak kişiler”in adına dikilen anıtlar alacaktır.


 

1950 - 2000 Büst Seçkisi   Metin     Biyografi  


Peki 1950’den sonra ne değişti? Öncelikle bakılması gereken nokta, II. Dünya Savaşı sonrasında sanatın başkentinin değişimi. 19. yüzyıldan II. Dünya Savaşı’na kadar sanatın başkenti Paris’ti bilindiği gibi. Sanayi-i Nefise/Güzel Sanatlar Akademisi mezunu öğrenciler Paris havasını soluyup Türkiye’ye döndüklerinde – biraz geriden izlemekle birlikte - orada ne varsa onu alıp getiriyor, yerel sanata uygulamaya çalışıyorlardı.


 

Başlangıcından 1950'ye Büst Seçkisi   Metin     Biyografi  


Büst geleneği, Roma’dan günümüze kadar uzanan bir evre izler. İtalya’da cenaze gelenekleri içerisinde öncelikle Etrüskler’in urne ve lahitlerinde karşımıza çıkan üç boyutlu portreler, Roma’da da soylu ailelerin atalarının balmumundan maskelerini yaptırıp cenaze törenlerinde taşımaları bu geleneğin çıkış noktasını oluşturmuştur. Büstler, sonraki kuşaklara belge bırakmak amacıyla yapılabildikleri gibi, propaganda amacını da taşıyabilirler.




  • Seramik
 

Cihat Burak   Metin     Biyografi  


Cihat Burak’ın resimleri, öyküleri ve gerekse seramikleri ile gözlerinin önünden akıp giden, yokolan çocukluğunun büyülü dünyasını inşa etmeye veya kaydını tutmaya çalıştığı da ileri sürülebilir. Özellikle farklı teknikler ve malzemeler ile yarattığı bu üç boyutlu seramik ve porselen çalışmalarında hayal gücünün ve fantastik yorumlarının çok uygun bir malzeme ile buluşmasının ilginç sonuçları şaşırtıcıdır.


 

İsmail Hakkı Oygar   Metin     Biyografi  


İsmail Hakkı Oygar, tuttuğunu koparan biri. Fırınsız ve kimi zaman da öğrencisiz sürdürmekte direndiği seramik eğitiminin durumu bugün ortada. Oygar’ın kurduğu seramik bölümü, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin belki de en verimli çalışan bölümlerinden biri… Keza Oygar’ın başını çekenlerden biri olduğu Türkiye’deki sanat galericiliği…




  • Karikatür
 

Cemil Cem   Metin     Biyografi  


“Türkiye’de karikatür, 1860’larda basında doğdu. Tanzimat döneminde bir avuç özverili öncü yaratıcı, gerek ya gerekse çizgi aracılığıyla güçlü bir mizah basını yarattı. II. Abdülhamid’in tahta geçişiyle 1876’da ilan edilen ilk Anayasa rafa kaldırıldı ve otuz küsür yıl süren İstibdat Dönemi başladı. mizah sürgüne çıktı…”


 

Ramiz Gökçe   Metin     Biyografi  


Ramiz, Aydede’de acemiliklerinden kurtulmuş, usta bir karikatürcü oluvermiştir; sanki gökten zembille inmiş gibi. 1918 öncesi gölgesi bile görünmeyen birçok imza için de geçerlidir bu saptama. Çoğunluğu Sanayi-i Nefise Mektebi’nde okuduğu anlaşılan bu genç çizgi erleri, resimleme ile karikatür arasında bir sarkaç gibi sallanıp durur.


 

Cemal Nadir Güler I   Metin     Biyografi  


Cemal Nadir Güler (1902-1947), sağlığında birçok karikatür sergisi açmıştı. Kuşkusuz o sergileri görme olanağımız olmadı; ancak hiçbirinin retrospektif bir sergi olmadığını tahmin etmek güç değil. Dönem içinde en beğendiği yapıtlarından oluşturmuş olmalı sergilerini. Büyük ustayı kaybettikten sonra, ailesi meslektaşları ve Karikatürcüler Derneği’nin açtığı sergiler de toplu bir değerlendirmenin dışında kalmıştı.


 

Cemal Nadir Güler II   Metin     Biyografi  


“Amcabey’i düşünüyorum. Fakat bu Amcabey sadece o koca göbekli, kelebek gözlüklü, tebessümlerle yanakları şişen Amcabey değil... Bir de onun arkasında saklı duran, onun ağzından konuşan, onun yaratıcısı olan Amcabey var... Yakınları ona “Amcabey” diye hitap edince galiba memnun olurdu.” (Selma Emiroğlu)


 

Turhan Selçuk   Metin     Biyografi  


Turhan Selçuk, değişen ve yeni olan karikatüre yönelirken kuramsal planda da bu anlayışı kavramaya ve yazılarıyla yaygınlaştırmaya çalıştı. 1950’lerde yumuşaklığın ve sıcaklığın egemen olduğu estetik, yerini bir başkasına bırakmaya yönelir. Sert ve geometrik çizgilerin giderek uyumlu bir estetiğe dönüştüğü bu yeni çizgi dünyası Turhan’ı, 1960’a ulaştığında – dünya düzeyinde – benzersiz bir üslupçu ve benzersiz bir usta kıldı. İşte bu noktada Turhan Selçuk, Türk karikatürünün üçüncü ayağını oluşturur.


 

Semih Balcıoğlu   Metin     Biyografi  


Karikatür sanatımızın duayenlerinden Semih Balcıoğlu, karikatür çizme eylemini ve sanatını bir düşünce silahı olarak kullanıp, toplumunu uyarmayı ve uyandırmayı 60 yılı aşkın bir süredir kendisine görev edinmiş, uluslararası alanda aldığı sayısız ödül ile bu alandaki etkinliğini yurtdışına da taşımış usta bir sanatçımız…


 

Eray Özbek   Metin     Biyografi  


"Karikatürcü, mizah duygusunu, yatkın olduğu herhangi bir teknikle; hatta herhangi bir sanatın dili ile işleyebilecek bir sanatçıdır: Grafik kadar müzikle, heykel kadar tiyatro ile. Bir filmde çok ilginç bir tip "çizebilir", ya da bir kolajda bir anlayışı “oyabilir”."


 

Kamil Masaracı   Metin     Biyografi  


“Masaracı ‘grafik mizah’ın koşullarına uyumlu az çizgi, az yazı yolunu seçmiştir. Yani güç ama doğru olanı seçmiştir. Kendine özgü çizgi dünyası içindeki bu yolda her gün birbirinden güzel karikatürler sunan Masaracı'yı candan kutlarım.”

Turhan Selçuk


 

Gürbüz Doğan Ekşioğlu   Metin     Biyografi  


Gürbüz, sanat-kültür dergilerinin şiir ya da hikâyeler için kendisinden istenen “resimleme”lere verdiği görsel karşılık benzerine az rastlanır bir yaratış “tutum”u içeriyor. Öyle bir kompozisyon kuruyor ki, ortaya çıkan iş, hem metne hem “kendi”ne eşlik ediyor. Yani, Gürbüz’ün iş’i, – yer aldığı sayfa dışında – tek başına bir sanat yapıtı olarak da varolabiliyor aynı zamanda. Bu “matematik”, benzersiz bir tutum olarak karşımıza çıkıyor.


 

Piyale Madra   Metin     Biyografi  


“(...) “Ademler ve Havvalar” sadece Piyale Madra’nın “Ademler ve Havvalar”ı değildir; bunlar hepimizi, hepimizin ilişkilerini, düşlerini, ümitlerini imler. “Ademler ve Havvalar”da karşımıza çıkan öykülerin tümü hemen her gün yaşadığımız öykülerdir.”

Burcu Pelvanoğlu


 

Necati Abacı   Metin     Biyografi  


Necati Abacı, 1970 Kuşağı Türk karikatürcülerinin en gözde olanlarından biriydi. Kuşağının portre konusunda en yetenekli birkaç isminden biri olarak dikkat çekti. Portre-karikatürü, grafik sanatlarıyla harmanlayıp benzersiz bir “suret dünyası” kurdu. Yaşamanın son on yılı, kendini yeniden yaratmanın hikâyesidir aynı zamanda. Portrede kat ettiği yola yenilmek istemedi.




  • Fotoğraf
 

Şakir Eczacıbaşı   Metin     Biyografi  


“Şakir de aslında fotoğraf çekmiyor, içinin renklerine boyuyor dünyayı… O penceredeki çiçek, o taka, o balıklar, o asma kilitli kapı, o çocuklar, o baloncu ona öyle görünmüş olmalı… Paletle fırça anlatımından ayrı bir şeyler var o yaklaşımlarda… Ressam objektifi aşmak için uğraşır da; erbabının elinde objektif, göbekbağını ressamdan koparmaya kalkmaz mı? (…)”

Çetin Altan


 

Gültekin Çizgen   Metin     Biyografi  


“Gültekin Çizgen’in fotoğraflarındaki neredeyse soyut bir biçimselliğe yaklaşan görsel nitelikler aniden sürpriz, ayrıntılı ve en aza indirgenmiş bir ifade ile sizinle en intim kişisel bir ilişki kuruyor; tüm evrensellik ve genellemelerin, tüm soyut estetiklerin önüne geçerek kişinin / varlığın çok özel kimliği içindeki anlık bir yaşanmışlığı ebediyete saptırıyor.”

Jale Necdet Erzen


 

Gülnur Sözmen   Metin     Biyografi  


“İşte bir fotografçı için ışık, görülmeyeni gösteren, böylece zaman ve mekan sınırlarını aşan ve aştıran bir titreşimdir, yani sadece size özgü, sizin ışığı anlama yetinizle size ait olan bir titreşim..Bu nedenle de her fotografçının ışığı farklıdır.. Aksi halde aynı konuları çekmiş olsak da nasıl farklı olabilirdik? Sadece bakış açılarımızın farklılığı ile mi?”

Gülnur Sözmen


 

Arif Aşçı   Metin     Biyografi  


“Her gün fotoğraf çekimlerime, sabahları aynı güzergahı yürüyerek başlarım. (...) O kış sabahı Haliç kıyısına indiğimde bunu yapmadım. Günün en güzel fotoğrafı beni iskelede bekliyordu. Soğuktan üşümüş bir grup karabatak, motor iskelesinde tek sıra halinde dizilmiş, solgun bir sis ışığında sanki kutup bölgelerindeki penguenleri anımsatıyorlardı.”


 

Cemal Emden   Metin     Biyografi  


1990 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ni bitiren Emden, profesyonel fotoğraf çalışmalarını mimari, içmimari, grafik, endüstri ürünleri ve peyzaj tasarımı alanlarında sürdürmektedir. Sanatçı, adı geçen alanlardaki çalışmalarının yanısıra Ortadoğu, Kuzey Amerika, Avrupa ve Rusya’daki çalışmalarını içeren zengin bir fotoğraf arşivinin de sahibidir.


 

Ömer Orhun   Metin     Biyografi  


“Karelenmesi istenilen görüntüler karşısındaki imkansızlığın farkında olarak kendi zamanını, görme alışkanlıklarını nesneler ve şeyler arasında bir iç örgü, bir bağ yaratacak şekilde inşa ediyor. Bu sayede fotoğraf belgeye, belge ise bir iç okumaya dönüşüyor. Odaklanılan imgeler, açılar, atmosfer, duruşlar gören bedenin bir uzvu oluveriyor.”

Levent Çalıkoğlu


 

Merih Akoğul   Metin     Biyografi  


“Merih Akoğul’un geçmişte pastoral bir duyarlılık taşıyan ‘izleyen’ tavrı zaman içinde evrilerek minimalist halini korumuş ve çok odaklı postmodern öğelerle bezenmiştir. Her ne kadar postmodern, çağdaş öğeleri içerse bile, onun duyguyu ve insaniliği esas alan romantik tarafı hiç değişmemiştir. Bu da güzel olandır. Postmodernizm, gelenekle yakın geçmişin eklektik bir karışımıysa eğer, bu fotoğraflar da aynı tavrı sıkı bir şekilde iletmektedirler bize.”




  • Hoca Ali Rıza
 

Taşbaskılar   Metin  


“Doğumunun 150. yıldönümünde saygı ile andığımız Hoca Ali Rıza’dan – yaşamından, yaşama ve ressamlığa bakışından ve eserlerinden bugün öğrenebileceğimiz çok şey olduğunu söyleyebiliriz. Taşbaskıları ise onun öğrencilerine kendi deneyimlerini aktarma yönteminin en önemli ipuçları olarak onun geride bıraktığı en önemli mirası olarak da değerlendirilebilirler.”

Haşim Nur Gürel


 

Başyapıtlar   Metin  


“En ziyade temayülüm milletimin, memleketimin hissen, şeklen, ahlakan ve hayaten sadık ve hakiki tercümanı olarak, bilhakkın İstanbul’u ve onun Boğazını ölmez bir hayat lisaniyle söyleten eserleri vücuda getirmektir.”

Hoca Ali Rıza


 

Suluboyalar ve Guvaşlar   Metin  


Resimlerinde doğup büyüdüğü Üsküdar, İstanbul ve yöresinin sessiz köşelerini, kıyı kahvelerini, deniz kıyılarını ve güneşli kayalıklarını tercih eden Hoca Ali Rıza'nın suluboyaları ve guaşları, yüz yıl öncesinin İstanbul'unu insanları ve mimarisi ile günümüze ulaştıran en önemli görsel bellek kaynaklarımızdan sayılıyor.


 

Desenler   Metin     Biyografi  


"Can sıkılınca resim yapmayı bırakmalıdır. İstek baki iken terkolunursa yine istekle çalışmak müyesser olur."
"İnsan yaptığını anlar ve anlıyarak yaparsa terakki eder. Terakki ettikçe hevesi artar. Aşk olmayınca meşk olmaz darbımeselince şevkü muhabbet, sâyü artırır."
"Resim anlıyarak çalıştıkça terakki eder."
"Her bir güçlüğün iki kolaylığı vardır."
"Resim insanın dikkat nazarını artırır."





  • Fikret Mualla
 

Aykırı Yapıtlar   Metin  


Sanatçının yaşayabilmek için pazarın taleplerine göre de çoğalan tematik resimlerinin dışında kalan “Aykırı Yapıtlar”ı aslında onun kimliğini daha fazla ele veren yapıtlarıdır. Bu hem seçilen konular açısından, hem de bazı yapıtlarındaki resim dili araştırmaları açısından da söylenebilir. Bu yapıt seçkisinin metninde ise, Nurullah Berk’in sanatçıya yönelik eleştirilerine ve onun savunusunu yapan Abidin Dino’nun görüşlerine yer vermenin uygun düşeceği görüşündeyim.

Fotoğraf: Ara Güler


 

Portreler   Metin  


"Herkes aşağı yukarı benim gibidir.

Alemi nizama sokmak, fikrimden geçen şey değilse de, lafın kısası , sükutumu resmen severim ve dediğim gibi, ibadet eder gibi resim yapmayı ister, ruhi istirahatimi ancak bu tarzda temin ederim. Bu da benim hakkımdır.
"

Fotoğraf: Ara Güler


 

Cazcılar ve Kağıt Oynayanlar   Metin  


“Müzisyenler” ve “Kağıt Oynayanlar” ressamların her çağda ilgi duydukları konulardır. Cezanne’ın “Kağıt Oynayanlar”ı ve Degas’ın orkestra çukurunda resmettiği müzisyenleri konu alan yapıtı hemen anımsadığımız bu tür örneklerdendir. Fikret Muallâ da bu konuların büyüsüne kapılanlar arasındadır; ama o İkinci Dünya Savaşı’ndan sonrasında Amerikalı müzisyenlerin daha özgür ve canlı entelektüel ortamı nedeniyle Fransa’yı yeğledikleri dönemde “Caz’ın Altın Çağı”nı Paris’te yaşamış olmanın ayrıcalıklı konumuna da sahiptir.


 

Barlar ve Bistrolar   Metin  


Fikret Muallâ’nın en önemli temalarından birisidir, “Barlar ve Bistrolar”. Ressamın yaşamında baş köşelerden birisine kurulan “alkol”e kavuşabildiği, parasız kaldığında da tanıdık bar ve bistro patronlarına birkaç kadeh içki karşılığı trampa ettiği resimleri sayesinde içki içebildiği, münzevi yaşantısının öncelikli sosyal alanını ve boyutunu oluşturan onun için belki de en önemli mekanlardır."

Fotoğraf: Ara Güler


 

Paris Sokakları   Metin  


"Bir ressam tasarlayın ki, aklına estiği zaman resim yapmaktan başka hiç bir şeyden sorumlu değil. Haftada üç gün aç susuz dolaşmayı göze almış: Kırlarda böğürtlen toplarcasına sokaktan izmarit toplayıp içiyor."

Fotoğraf: Ara Güler


 

Natürmortlar   Metin  


Fikret Mualla’nın mektupları ve yakın dostlarının anlattıkları onun “gourmet” yanının kanıtları olmaktadır; bu nedenle onun natürmort konularının daha sonraki övünlerinde yiyip içeceği nesneler olması bizi şaşırtmamalıdır. Usta ressamın son yıllarına dek kendi çapında bir “chef” olarak mutfağında kendisi için özel tatlar peşinde koştuğunu, ender ziyaretçilerini ağırlamak için yemekler yaptığının yine mektupları aracılığı ile öğrenmekteyiz.

Fotoğraf: Ara Güler


 

Manzaralar   Metin  


“… Fikret Mualla’nın resimlerine bakarken Toulouse-Lautrec’de başlayıp Bonnard ve Vuillard’da, bir bakıma Amerikalı Wisthler’de de süren “Japonisme”i de düşünebiliyoruz. Rönesans geleneklerine sırt çeviren bu çağdaş Avrupa’lılar, heyecanı, Doğu ve Uzakdoğu uygarlıklarında aramışlardı."


 

Nüler   Metin  


Muallâ’nın “Çıplak Kadınlar”ı konu alan yapıtlarının tümünü bir değerlendirmeye tutmaya çalışırsak, onun bu tarz resimlerinin sevdiği, igi duyduğu ressamların bu tür yapıtlarından esinlendiğini söyleyebiliriz. İlk akademik çalışmadaki ve canlı modelden çalışılan desenlerdeki incelikleri bu yapıtlarda bulamayız. Bu çıplaklar çoğunlukla “yüzü olmayan” ve “arzu nesnesi” kadınlar olarak resmedilmişlerdir.


 

Hayvan Resimleri   Metin  


Görülmektedir ki, Fikret Mualla’nın resimlerindeki ördekler aslında çocukluğunun Kurbağalıderesi’nde yüzerler; en çok resmettiği tavuklar, horozlar, hindiler ve Tokat tavukları ise yine aslında çocukluk evinin bahçesinde veya kümesinde gezinirler. Bu açıdan diğer resim temalarını ele alış yaklaşımından – gündelik yaşamındaki gözlemlerden ivme almazlar - Ferit Edgü’nün dilegetirdiği bütünlükten ayrılırlar, her ne kadar resim dili açısından diğer konuları ele alışı ile bir bütünlük gösterseler de…

Fotoğraf: Ara Güler


 

Desenler   Metin     Biyografi  


”Onun çalışmalarının toplamına bakıldığında, desenin önemli bir yer tuttuğu görülüyor. Özellikle, İstanbul ve Paris’te zaman zaman yolunun düştüğü hastanelerde, boyadan yoksun kaldığında eline geçen kağıt ve kalemle(kimi zaman bir kurşunkalem, kimi zaman bir mavi tükenmez) çevresindeki kendileyin kişileri resmetmiş. Paris’teki St.Anne hastanesinde çizdiği desenler, çaresizliği, yalnızlığı, çileyi hiç bir renge gereksinme duymadan dile getirir…”




  • Bedri Rahmi Eyüboğlu - Eren Eyüboğlu
 

Kalamış Yazmaları   Metin     Biyografi  


“Motiflerimizin gönüllere girme, akılda kalma, insanları mutlu etme, onlara neşe, yaşama sevinci verme özellikleri var. Evrensellikleri var. Bizim motiflerin yayılma özellikleri var. İşte ben buna inandığım için yazmacı oldum. Buna ikna olduğum için çok özen gösteriyorum tezgahıma... "Bugün buradaysa" diyorum "bizim yazmalar, yarın Çin'dedir." Ve benim yediveren ustalarım, annem babam yüreğimin taa içindedir. Onlara olan sonsuz sevgim, saygım, mesleğe olan aşkım, beni ayakta tutuyor. Ustalarıma olan sevgiyle eriyip yok olasım geliyor.”

Mehmet Eyüboğlu


 

Bedri Rahmi Eyüboğlu
Mimari İşler
  Metin  


“Şurası muhakkak ki herhangi bir tabloya en güzel ışığı, en güzel ömrü, en büyük seyirci kalabalığını kısaca hayata karışma gücünü sağlayan mimaridir. Mimar eli değmedikçe resim bir göçebe hayat yaşamaya, daha doğrusu yaşamadan diri diri gömülmeye yahut da loş müze salonlarında uykuya dalmaya mahkûmdur.”


 

Bedri Rahmi Eyüboğlu
Otoportreler 1938 – 1975
  Metin  


“Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun özellikle son yıllarındaki otoportrelerinde ise, kendi yüz motifinin damgasını kağıtlara, taşlara, yazmalara, kumlu duralit zeminlere basarak hissettiği yaklaşan sonunun tedirginliğini dağıtmak, yalnızlığını suretlerini çoğaltarak kırmak ve çevresindekilere kendisinden olabildiğince çok şey, kalıcı kanıt bırakmak isteği sezinlenebilir.”


 

Eren Eyüboğlu 99 Yaşında
Kağıt Üzerine İşler
  Metin  


Eren Eyüboğlu, yaşamının sonuna dek hep üzerinde çalıştığı resmi nasıl “daha iyi” yapabileceğini dert edinmiş; belleğini yoklamış; düş gücünü zorlamış ve hiçbir zaman kolaya kaçmayarak yeteneklerini aşmak için çaba göstermiş bir sanatçı. Nitekim, onu ayrıcalıklı kılan da bu yönü, yani denemelerden hiçbir zaman kaçmaması.


 

Bedri Rahmi Eyüboğlu
Retrospektif Resim Sergisi
  Metin  


“Bir elinde dolmakalem, öteki elinde fırça ile dolaştığı için elleri daima boya içerisindedir. Resimden yorulunca yazı yazmaya başlar. Kendini ressamlara sorarsanız: ‘Ressamlığı şöyle böyle, ama iyi şiir yazar’, derler. Muharrirlere sorarsanız: ‘Muharrirliği şöyle böyle, fakat iyi resim yapar’, derler.


 

Eren Eyüboğlu Desen Sergisi   Metin     Biyografi  


Jean-Dominique Ingres, “desen resmin namusu ve bereketidir.” derdi 19. yüzyılda. 19. yüzyıldan bu yana geçerliliğini koruyan bir saptama bu bana kalırsa, her ne kadar devran dönse, günümüz sanatı ve sanatçısı başka problemler üzerine eğilse de… (Geleneksel Yazma Şenliği 2005, 4-5 Haziran, Cumartesi/Pazar 9.00-20.00, Mavi Kaplumbağa Bahçesi, Bedri Rahmi Eyüboğlu Sok No: 10, Kalamış, Kadıköy- İstanbul)


 

Eren Eyüboğlu
Retrospektif Resim Sergisi
  Metin  


Resmin gerçeği...Yani çizgi, leke, renk.
Bunların birleşmesiyle yaratılan bir dil. Bu dil sanıldığı gibi özgür bir dil değildir. Bilimsel, kesinkes kuralları yoktur kuşkusuz, ama seçtiğiniz konular, seçtiğiniz renkler bile bağlar sizi.


 

B. Rahmi Eyüboğlu - Eren Eyüboğlu Tabak Üzerine Resimler   Metin     Biyografi  


“Bedri Rahmi çok farklı teknikleri, etkileri çok farklı formda ve büyüklükte alanlara başarı ile uygulamış bir sanatçı… Resim, mozaik, yazma, gravür ve serigrafi, seramik, duvar resimleri, üç boyutlu mimari elemanlar, rölyefler, cam ve tabaklar ona özgü motifler ile kentlerimizin duvarlarını veya evlerimizi zenginleştirmekte, onlara kişilik ve renk katmakta…”

Fotoğraflar: Ara Güler




  • Vitra Seramik Atölyesi
 

Çizgi Kahramanlar Sokakta   Metin     Biyografi  


İstanbul sokakları, önümüzdeki günlerde keyifli bir sanatsal buluşmaya tanıklık edecek. Eczacıbaşı VitrA’nın seramik sanatını desteklemek ve daha geniş kitlelerle paylaşmak amacıyla hayat verdiği VitrA Seramik Sanat Atölyesi, bu kez karikatür sanatçılarının çizgilerini seramik heykellere dönüştürdü.


 

4. Uluslararası Türk-Yunan Seramik Sempozyumu


Türk - Yunan Seramik Sempozyumu'nun bu yılki katılımcıları, Chrisa Ahimastu, Lily Bakoyannis, Mutlu Başkaya, Zerrin E. Demirsu, Ferhan T. Erder, Reyhan Gürses, Maria Karakatsani, Kostas Karakitsos, Ayfer Kalsın, Perikles Kontoninas, Meltem Kaya, Maro Kerasotti, Tüzüm Kızılcan, Ayşegül Türedi Özen, Vera Siaterli, Ayla Yüce Tuncer, Christos Tsimpourlas ve Maria Vlandi.


 

Vitra Kişisel İzler


Eczacıbaşı Topluluğu, toplumsal gelişimin yalnızca ekonomik boyutuyla ele alındığında eksik kalacağı görüşüne dayanan bütünsel bir yaklaşımla, sanat, spor ve diğer toplumsal alanlarda kültürel gelişime de destek veriyor. Eczacıbaşı Topluluğu’nun kurucusu Dr. Nejat Eczacıbaşı’nın hayata geçirdiği "Sanat ve kültüre dönük her türlü yatırım, doğrudan doğruya toplumun sosyal varlığı, ekonomisi, politikası ve bütün benliğinin de geliştirilmesine yapılmış bir katkıdır." anlayışı, Eczacıbaşı Topluluğu’na bugün de yol gösteriyor.







Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Sanat Takvimi | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları | Paneller | İletişim | Bilgi & Haber | Sanal Müzeye Katkı | Site Haritası