Türk Resmi Seçkisi   

Dönemsel Sergiler Dosyası   

  Eleştiri & Tez Dosyası   

( Tartışma Dosyası )  


  Müze Dosyası    

İstanbul Bienali Dosyası   




 Nuri İyem
Özgün Baskının Anlamı - Prof. Ali Teoman Germaner

Ofsetin ilkeline serigrafi denir gibi özetleyebileceğim düşüncenin nereden ve nasıl kaynaklandığını anlama olanağı bulamıyorum. Çağdaş sanatçı her olanağı dener. Bu bunun ilkeli gibi saplantıları çoktan geride bırakmalıdır. Çağımızda "Özgün baskı" denildiği zaman anlaşılması gereken, sanat ürününün çoğaltılabilme olanağıdır özünde. Bu bir olanaktır. Bu olanaktan yararlanmak da her sanatçıya açıktır, burada yapım tekniklerinden birini var bir digerini yok saymak kısır teknik bağnazlığından fazlasını getirmez. Günümüzde kimi kez bu teknikler iç içe de kullanılabilir. Bu yolda hiçbir yasak da söz konusu değildir. Çoğaltımda numaralandırma eleştirmen ya da galeri yöneticisi huzurunda yapılması gereği gibi bir noktaya değiniliyor ki böylesi bir tören bana açıkca gülünç görünür. Yapımcıya bu güvensizlik nereden kaynaklanıyor? Sanatçıyı karşılıksız para basan darphane gibi değerlendirmeye kalkışmak en hafif deyişle saygısızlıktır. Baskının altındaki numarası onun spekülatif degeriyle ilgilidir. Bu sanatsal olmaktan çok sanat ürünü tüccarlarının derdi olsa gerek. Ama gene de pek endişe etmesinler ülkemiz sanatçısı onurunu risk edip, numaralandırmada bir sahteciliğe gitmez, satıcı, koleksiyoncu denli yapımcının da ,onuru ve güvenilirliği vardır en azından. Serigrafinin kopya, çinkonun özgünlüğü düşüncesi ise, katılma olanağı bulunmayan bir garip yargı. Sayın yazarın akademideki öğrencilik yıllarını anımsamasaydım konudaki bilgisizliğine verirdim. Bu yargıya nasıl ve nereden vardıklarını içtenlikle merak ediyorum. Burada sınıflandırmaya çalışılan ve buna göre bir tür değerlere ulaşmaya çalışılan tekniklerin toplamına "Özgün baskı" denir. Çinko ya da taş ya da ipek baskı "Özgün baskı"nın dallarıdır. Biri ötekinden özde farklı değildir, bir yapım tekniğini öğmek istiyorsak bir diğerini küçük göstermeye kalkışmak açıkca yersiz bir yaklaşımdır. Burada söz konusu yapım teknikleri yalnız o sanatçının elindeki araçlardır. Hiç bir şekilde de amaçlaşamazlar. Bu teknikler arası girişimler de söz konusu olabilir, her birinin sunacağı koşul ve olanak sanatçı tarafından bilinir ve buna göre seçilir. Yoksa her birinin kendi içinde bağnazlığını yapmaya kalkışmak hiç de çağdaş bir yaklaşım olmasa gerek. Aynı yazının altında, ayak oyunu kavramları yer alıyor, aldatma paylarına değiniliyor. Sanat ürününün alımına, satımına sanki bir eshammış gibi degerlendirmesine de tanık oluyoruz günümüzde, ama insanların, kendilerine yargılama hakkı tanımaya kalkışmaları kişisel görüşlerini sanki kuralmış gibi ortaya koyuşları var ki pek de tutarlı görünmüyor bana. Sanatçı pek de aldırış etmez ki bu sözlere yapacağını yapar. Eleştirmene ya da galeri yöneticisine danışacak değil ya! Kim için neden özveride bulunsun özgürlügünden?



Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Ödüllü Bulmaca Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik

Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Sanat Takvimi | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları | Paneller | İletişim | Bilgi & Haber | Sanal Müzeye Katkı | Sosyal Merkez | Site Haritası