![]() |
|
|
|
||||||||||||||
|
3. Uluslararası İstanbul Bienali, Çağdaş Sanat müzesi'ne dönüştürülen tarihi Feshane binasında yarın başlıyor. 16 Ekim - 30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek 15 ülkeden 75 sanatçının 100'ü aşkın yapıtla katıldığı bu yılki bienalin teması "kültürel farklılık". Kültürel farklılıklar yalnızca coğrafi, etnik ya da cinsel farklılıklarala bağımlı değil. Belli bir sanat yapıtının da üretebildiği farklılıklar da bienalin konusu kapsamında yer alıyor. Bu bienalle birlikte İstanbul'un çağdaş sanat yaşamına ilk kez çağdaş sanat müzesi kazandırılacak: Büyükşehir Belediyesi Nejat Eczacıbaşı Sanat Müzesi. Böylece bir tarihsel yapı kültürel ve sanatsal bir işlev üstlenerek yeniden yaşama dönecek, yerli ve yabancı pek çok sanatçının yapıtlarıyla ve gelecek bienallerle kültür ve sanat yaşamımız biçimlendirmeyi sürdürecek. Geçen yüzyılda bir tekstil fabrikası odlarak kullanılan ve 800 metrekarelik bir alanı kapsayan bu 19.yüzyıl yapısı eski Feshane binasının restorasyon projesi Musee d'Orsay ve Pompidou Sanat Müzesi'ndeki Modern Sanat Müzesi'nin mimarı olan Gae Aulenti tarafından gerçekleştirildi. Sergi tasarımı ise ABD'de yaşayan Mehmet Doğu'ya ait. Bu kez tek bir çatı altında toplanacak bienale katılan sanatçıların kültürel farklılığı irdelemelerinin yanısıra, günümüzün nabzını tutmaları ve mümkün olduğu kadar genç olmaları ve gelecek vaat etmeleri ön plana alınmış. Bienalde sergilenecek işler resim, heykel, enstalasyon, ve video sanatı gibi çeşitli işlerden oluşuyor. 1987 yılından bu yana İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve 1991 yılında yapılamayarak 1992'ye ertelenen bienal; ülkemizdeki çağdaş sanat Türk izleyicisine ve uluslararası sanat ortamına tanıtmak, uluslararası sanat ortamının en önemli sanatçılarını, sanat akımlarını, güncel snat yapıtların izleyiciye göstermek, Çağdaş Sanat Müzesi'ne ancak kuvuşacak olan ülkemizde birr kitle eğitimi ve sanat birikimi işlevini üstlenmek amacını taşıyor. Yaşları 30 dolayında olan genç sanatçılar birbirlerinden bağımsız olarak çalışmış. Hemen her ülkeden belli bir yaratıcı kavramı var. Ruslar kültürel farklılıkları ' başyapıt' temasının işlendiği 10 yapıtta, Kanada'dan Yediler Grubu, ' Kanadalıyaz ama Kanada değiliz' esprisinde "Acaba sanat, inanç yitiminden başka bir şey olmayan ve propaganda zoruyla yaratılan birlik imgesine dayanan bir altyapının temeli olabilir mi? Sanat ile ülke 'evliliği inandırıcı olmaz' görüşüyle, Bulgar post - komünist, Post - totaliter durumun açtığı boşluk ve bir eşik Balkan ülkesindeki aykırı oluşumlarla ?, İsrailliler kimlik üretiminde ve kuşaklar arasındaki farklılıkları ve Rumenler süpriz olacak ? Osmanlı etkisi temasıyla katılacaklar. ABD sergisinde Amerika'nın keşfinden önce bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar Amerika'yı eleştiriyorlar. Bulgarlar, Balkanları Avrasya bağlamına, Avrupalı ve Asyalı bakış açılarıyla irdeliyor. ? ise çağdaş eğilimlerin ortak özelliklerinden çok, sanattaki farklı deneyimler, tekil katkıları ve kişisel anlatımları vurguluyorlar. Türk sanatçılar ise 'Megalopolis'i aşkın yüce kent fikri üzeri bir sergi hazırladılar. Her ülkenin katılımı, ayrılan alan açısından eşit tutulmaya çalışılmış, bu açıdan Türkiye'den katılım geçen bienallere oranla kısıtlanmış. Ülkemizden küratör Vasıf Kortun ve sanatçılar Selim Birsel, Gülsün Karamustafa, Hakan Onur, Hale Tenger, Canan Tolun katılıyorlar. Yabancı sanatçılar arasında popüler isimler, Documenta 9'a katılmış sanatçılar da yer alıyor, örneğin Bekçika'dan Jan Fabre, İtaly'adan Sergio Fermariello, Kanada'dan Jana Sterbak, Polonya'dan Mariusz Kruk, Fransa'dan Absalon ve Jean - Micheal Othoniel, İspanya'dan Juan Usle, Avusturya'dan Haimo Zobernig. Bienalin düzenliycisi - küratör Vasıf Kortun sanatçıların seçiminde "çağın nabzını tutan genç insanlar" olmasına dikkat ettiklerini belirterek, "dinamizm ve heyecan" yaratmayı amaçladıklarınrı vurguluyor. ? GÜNEL (Cumhuriyet Gazetesi) |