 |
|
 |
ÖNSÖZ YAZISI
Doğu ili Batı arasında her zaman bir köprü işlevi gören İstanbul, çok - kültürlülüğün önemli bir söylem olarak ortaya çıktığı günümüzde tarihi, kültürleri ve konumu dünya kültürünün başkenti olma olanağına sahiptir. Ama bu ancak uluslararası kültürel süreçleri eşzamanlı olarak yaşamak ve farklılıkları kaynaştırarak birlikte varolmalarına olanak tanımakla mümkündür.
3. Uluslararası İstanbul Bienali bu yolda atılan önemli bir adımdır ve kültürlerarası diyaloğa ve sanatta yeni yönelimlere zemin oluşturmalıdır. Kuralları önceden belirlenmiş bir bienal modeli, uzun deneyimlerden geçmeden, özellikle de yerlişmiş uluslararası sergilerin bile katı sunuş politikalarından vazgeçtiği bir dönemde hedefine ulaşmada engel oluşturabilir.
İstanbul'da düzenlenen önceki iki bienalde uluslararası sergiler değişik tarihsel alanlarda sunulmuştu. Bu bienalde ise yeniden düzenlenerek Türkiye'de ilk çağdaş sanat müzesine (İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Nejat F. Eczacıbaşı Sanat Müzesi) dönüştürülen Feshane'de yapılacaktır. Şimdi artık kimlik ve kültür çeşitliliği tek çatı altında birleşebilir ve sergi bir bütün olarak algılanabilir.
Bugün artık önemli sanatsal atılımlar şimdiye dek "sınırsal" sayılan ve bundan ötürü uluslararası kültür ve sanat politikaları dışında tutulan kültürlerden gelmektedir. Bugün sanatsal etkinliklerin önemli bir amacı da çeşitliliği çoğaltmak ve deneyimler ile söylemleri destekleyerek bir arada yaşatmak olmalıdır.
Jale Nejdet Erzen
|