(   Türk Resmi Seçkisi )    

Tez Dosyası   


  Eleştiri Dosyası   

Tartışma Dosyası   


  Müze Dosyası    

İstanbul Bienali Dosyası   

Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Ödüllü Bulmaca Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik



1973-83 Resim Sanatımızda Verimli Bir Dönem - Kaya Özsezgin

"(...) Türkiye'de 1970'lerin başından 1980'li yıllara doğru uzanan plastik sanatlara ilişkin gelişmeleri, temeli cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında biçimlenen özgür, laik ve halkçı felsefeden ayırarak inceleme olanağı yoktur. Sanatçılarımızın, bir yandan çağdaş yaratıcı dinamiğe paralel, ama o ölçüde de ülkesel bir sanatı gerçekleştirme yolunda, öte yandan bu sanatı geniş kitlenin kültür ihtiyaçlarına cevap verecek bir düzeye ulaştırma çabasında, bu felsefenin yapıcı ve yönlendirici ilkelerini bütünüyle benimsemiş oldukları bir gerçektir. Konuya bu açıdan yaklaşınca, altmış yılı bulan tarihsel sürecin bütün dönemlerini ve aşağı yukarı dört kuşağı içeren tüm etkinliklerini, bir bütünün parçaları şeklinde değerlendirmek doğru olur. Batıyla doğrudan ve geniş kapsamlı ilişkilerin, yenilikçi bir sanat anlayışı doğrultusunda, 1920'lerde izlenimci Türk ressamlarıyla başlamış olduğu göz önüne alınırsa, son on veya onbeş yıllık dilimi, gelişmenin doğal bir uzantısı gibi görmek gerekecektir. Ancak toplumsal ve kültürel yapıdaki köklü dönüşümler, sanayileşme olgusunun ortaya çıkardığı sorunlar, köylerden büyük kentlere ve yerleşme birimlerine göçler, iletişim mekânizmasındaki hızlı gelişmeler ve bunlara bağlı başka yan etkenler, kökü 1970'lerin biraz daha gerisine giden bir oluşumu da, son onbeş yıllık zaman dilimine yansıyan görüntüleriyle hızlandırmıştır. 1970'li yılların başında Türkiye, beklentileri olan bir ülke görünümündedir. Doğaldır ki bu beklentilerin içine, kültür çevrelerinin özlemini duyduğu birtakım çözümler de girecektir. Çözümlerin bir bölümü, sanatçının üretmekle yükümlü olduğu sanat yapıtının özel sorunlarıyla ilgilidir. Bir bölümü ise, bu yapıtın ulaşacağı kültür çevreleri ve toplum kesimleriyle arasındaki bağlantının konumuna ilişkindir. Sanat yapıtının kendi içinde biçimlenen ve kuşkusuz geleceğe dönük olarak sanatsal işlevini sürdürecek olan sorunları, bir yönüyle evrensel, öteki yönüyle ülkesel bir karakter gösterir. Zaman zaman birinin ya da ötekinin ağır basmış olması, bir bütünlüğün doğal oluşumunu gölgelemez. Çağdaş resim sanatımız için de, dünden bugüne uzanan tartışmaların ve kuşak çatışmalarının, sanat yapıtının üretimini kamçılayıcı bir işlevi oluşturduğu söylenebilir. 1970'li yıllarda ortamın besleyici katkılarını da göz önünde tutarak, bu üretimin dikkati çekecek bir noktaya gelmiş olduğu gözlenebiliyor. Sanat yapıtının ulaşmayı amaçladığı kültür çevreleri ve toplum kesimleri içindeki yeri ise, genel planda Türkiye'deki kültür sorunlarının çerçevesi dışında düşünülecek bir konu değildir. 1970'li yılların bu bağlamda taşıdığı görüntü, sanatın verici ve aktarıcı, kitlenin ise alıcı işlevindeki dinamiğin biraz daha açıklığa kavuşmuş olmasına ilişkindir. Hiç değilse iki büyük kentimizde, sanatın ortalama kültür alıcısına seslenebilme olanakları genişlemiştir, denilebilir. Henüz bir bilinç çizgisi taşımamakla beraber, günlük basın, sanat olaylarına biraz daha yaklaşabilmekte, öteki kitle iletişim araçları da bu olaylar karşısında duyarlı davranmak gereğini ortaya koyabilmektedir.

Son birkaç yılın gelişmelerini, Türk resim sanatının oluşumları içinde değerlendirmeden önce, 1970'li yılların, sanat ve kültür yaşamımızda belirgin kıldığı değişimleri şöylece sıralayabiliriz:

1. Ülkemizde sanat eğitim ve öğretiminin merkez ve ana kurumu niteliğini taşıyan İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ya da yeni adıyla Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, sanat etkinliklerinin bu kurum dışına taşması ve başka eğitim kurumları tarafından paylaşılması nedeniyle bu niteliğini, ancak resmi planda koruyabilmektedir. Dolayısıyla, sanatçıların akademi çevresinde odaklanagelmiş olan işlevleri, 1970'li yıllara doğru başka yan merkezlere ve öteki eğitim kurumlarına kaymış ya da bu alanda akademinin taşıyageldiği sorumluluk, başka kurumlarca dengeli bir düzeye aktarılmıştır. Öte yandan kişisel çabalara dayalı sanatçı çıkışları da gene bu dönemde oldukça yaygın sayılabilecek bir kimlik kazanmış ve geçmiş dönemlerin de kuşkusuz önemli bir katkısı bulunan sanat birikimi, daha çok bağımsız kişilikler düzeyinde yeni bir aşamanın eşiğine gelmiştir.

2. Sanatçıların herhangi bir çağdaş akıma ya da eğilime bağlanma çabalarında, giderek bağnaz kalıpların kırıldığı görülebilmektedir. Sanatçılarımızın, Batı'daki çağdaş ve güncel sanat gelişmeleri karşısında dikkatli bir gözlemci tavrını korumakla beraber, bu gelişmelere, kendi kültür gelenekleri, yaşam deneyleri ve çevre olanakları açısından yaklaşmayı tercih ettikleri söylenebilir. Böyle bir bakış, Batı sanatının uzun ve köklü dönüşümler sonucunda ulaştığı noktaya, yüz veya yüzelli yıllık sınırlı bir deneyle gelmiş olan Türk ressamına, çağdaş konumunu yeni gözlerle irdeleme fırsatı vermiştir. Batı'daki en yeni eğilimleri, en azından eleştirici bir gözle incelemek, çağdaşlığın koşullarını değerlendirirken, kendi bakış çizgisini ihmal etmemek, genç kuşak sanatçılarını birleştiren "asgari müşterek"ler arasında giderek daha belirgin bir değer kazanabilmektedir. Kişisellik ve özgünlük, gene bu kuşak sanatçılarının gözettiği başlıca niteliktir. Biraraya gelme ve gruplaşma eğilimleri, ancak bu niteliği ayakta tutabildiği ölçüde kabul görmekte, bunun dışında fazla bir anlam taşımamaktadır. Gruplaşma çabalarının bugüne kadar uzayan gelişmeleri, 1970'li yılların başında kişisel çıkışlarla yer değiştirmeye başlamıştır.

3. Toplumsal ve kültürel yapıdaki değişim belirtileri, sanat yapıtına olan ilgiyi yoğunlaştırmış, bunun sonucunda çağdaş resim sanatımız açısından bir tür uyanışın habercisi sayabileceğimiz özel galeri olgusu su yüzüne çıkmış, tablo alım-satımı, hiç değilse belli bir meraklı ve koleksiyoncu kesiminin uğraş alanı içine girmiştir. Böylece 1950'lerde İstanbul'da Maya hareketinin öncülüğünü yaptığı özel galericilik, onbeş-yirmi yıllık bir aradan sonra Ankara ve İstanbul'da 1970'lerden başlayarak bir tür meslek aşamasına ulaşabilmiştir. Kimi yerde bir yan uğraş niteliği gösteren, kimi yerde ise büyük sayılabilecek yatırım temposuna eşdeğerli bağımsız bir kültür etkinliğine dönüşebilen özel galericilik, aksayan yönlerine rağmen, 1970'li yılların Türkiye'sinde sanat oluşumlarını yönlendirici bir işlev gerçekleştirmekten de geri kalmamaktadır. Bu olayı, bu bakımdan ülkemizin kültür ve sanat yaşamında yeni bir dönemin belirleyici etkenlerinden biri saymak yanlış olmaz. Özel galerilerin de aracı olduğu sanat piyasasını yaratmaya yönelik çabalar ise, sanatçının ekonomik bağımsızlığa kavuşması yolunda yeni umut ışıkları ortaya çıkarmakla kalmamış, bugüne kadar Türk kültür ve sanatına mal edilmesi gecikmiş olan eski tarihli tabloların da gün ışığına çıkmasını, böylece çağdaş sanatımızın yakın tarihiyle ilgili konuların bir ölçüde aydınlanmasını sağlamıştır.

4. Özel kurumların ve kişilerin, sanatı destekleyici işlevleri, gene yakın yıllara doğru, özellikle özendirici ödüller doğrultusunda hızlı bir gelişme göstermiştir. Önceleri yalnızca devlet sergileri sırasında resmi veya yarı resmi kurumların çok sınırlı desteğine bağımlı bulunan sanatçılar, sanatı bir yatırım alanı olarak değerlendiren özel kişi ve kurumların yakın ilgisiyle karşılaşmışlardır. Bu yolla koleksiyonculuk eğilimleri de, gizli kalmış birtakım heveslerin dışına taşabilmiş, bu alanda ciddi yaklaşımlar kendini gösterebilmiştir.

5. 1950'lere doğru, başta Fransa olmak üzere dış ülkelere ve Batı'nın sanat çevrelerine gidip yerleşerek, Türk resminin Batı yakasını oluşturmuş bulunan Türk ressamları, biraz da Türkiye'de son yıllarda biçimlenmeye başlayan sanat ortamının özendirici görüntüsüyle, birer ikişer yurda dönerek yapıtlarını sergileme gereği duymuşlardır. Bu gelişmenin doğan sonucuyla, Türk resminin dışarıya yansıyan ve ortalama otuz yıldan bu yana Türk aydınının ve sanatseverinin yabancısı olduğu birikimi, karma ve kişisel sergilerle Türkiye'ye aktarılabilmiştir. Başta Fikret Mualla olmak üzere Avni Arbaş, Abidin Dino, Utku Varlık, Adnan Varınca, Ömer Kaleşi, Mübin Orhon, Selim Turan, Erol Akyavaş, Burhan Doğançay, Oktay Günday gibi sanatçılar, bu birikimin başlıca temsilcileri arasında sayılabilir.

6. Son yılların bir başka ilginç gelişmesi, çağdaş resim sanatımızın en yaşlı kuşağı olarak bilinen sanatçılarla ilgilidir. Yakın yıllara kadar, bir bölümü hiç sergi yapmamış, bir bölümü bir veya iki sergiyle yetinmiş olan bu kuşağın ressamları; gizli ve sessiz köşelerinden çıkarak, galerilerde eski ve yeni çalışmalarını bir arada sergilemişler, böylece kuşaklar arasındaki iletişim ve usta-çırak ilişkileri daha somut planlarda değer kazanabilmiştir. Şefik Bursalı, Cevat Dereli, Eşref Üren, Ali Avni Çelebi, Malik Aksel, Mahmut Cûda, Hamit Görele, Şeref Bigalı, İlhami Demirci sergileri, doğum tarihleri bu yüzyılın başlarına rastlayan sanatçı kuşağı için, bir tür yeniden doğuş anlamı taşımıştır. Bu gelişmeye paralel sayılabilecek bir başka etkinlik, veraset yoluyla eski ailelerin koleksiyonlarına geçmiş ya da kenarda köşede unutulmuş olan bazı tabloların, özel galeriler kanalıyla el değiştirmesi ya da resmi koleksiyonlara mal edilmesiyle ilgilidir.

7. 1970'lere doğru sanat ortamında gözlenen bir başka olgu, resim sanatıyla profesyonel ve amatör düzeyde ilgilenen sanatçı sayısındaki artıştır. Hatta amatör ressamlığın bu dönemde, giderek bir tür "hobby" olmaktan çıktığı, daha derin bir merak ve heves bağlantısına dönüştüğü, buna bağlı olarak da genel plandaki sanat ilişkilerini olumlu açılardan etkilediği söylenebilir. İstanbul ve Ankara'da sanat gelişmelerini yakından izleme gereği duyan amatör bir kesim, özel atölyeler yoluyla kuramsal ve pratik bilgilerini olgunlaştırabilmek için her tür öneriyi ve yol gösterici tutumu kendi yararına değerlendirmekten geri kalmıyor. Bu kesim,sanat sorunlarının yalnızca elit bir çevre tarafından paylaşıldığı eski dönemlerin de geride kaldığını kanıtlamaktadır. Sergi yoğunluğu, bir ölçüde bu amatör merakla ilgilidir. Resim öğretiminin, resmi nitelikli okullar düzeyindeki potansiyeli yanında, pratik bilgi aktarımına dayalı öğretim işlevi, böylece ülkemizin pek de alışık olmadığı yeni bir çevre kazanmaktadır. Özel galeri sayısındaki artışın da, bu çevreden gelen taleplerle bağıntısı bulunduğu bir gerçektir.

8. Sanat yapıtlarını korumak ve kuşaklar arasındaki kültürel iletişime görsel alanda katkıda bulunmak amacını taşıyan sanat müzeciliği, 1980 yılının Nisan ayında Ankara'da açılan Resim ve Heykel Müzesi ile önemli bir aşama kaydetmiştir. Bir bölümü İstanbul Resim-Heykel Müzesi koleksiyonundan aktarılan, önemli bir bölümü ise başkentteki resmi koleksiyonlardan derlenerek oluşturulan bu yeni müze, çağdaş sanatımızdaki yapıt birikimini olduğu kadar, genç kuşağın yaygın sayılabilecek üretim ilişkilerini de ortaya koymaktadır. Ancak yakından gözlenen bir başka gerçek, iki önemli müzemiz dışında zengin bir tablo birikiminin bulunduğunu göstermektedir. Öte yandan 1970'li yıllar, İstanbul Resim-Heykel Müzesi'ndeki yıllanmış sorunların yeniden gündeme geldiği ve kamuoyunu ilgilendirecek bir noktaya ulaştığı bir dönem olması bakımından da önemlidir.

9. Uluslararası kültür ilişkileri çerçevesinde Türkiye'de düzenlenen yabancı sergiler, özellikle çağdaş Doğu ve Batı sanatlarını tanıtıcı gösteriler, bu tür ilişkilerin yoğunlaşmasına paralel olarak dikkati çekecek bir gelişme göstermiş, bundan da Türk sanatçıları yarar sağlamışlardır. Türk resmini dışarda tanıtan karma sergilerin de gene son yıllara doğru, ülke ayrımı gözetmeksizin belli bir düzeye geldiği söylenebilir. Özellikle cumhuriyetimizin 50. kuruluş yıldönümüne ilişkin geniş kapsamlı etkinlikler, daha sonraki yıllar için bir tür atılım sağlamış ve Türkiye'yi dışarda tanıtıcı kültürel kapsamlı programlar arasında çağdaş Türk resim sanatı sergileri önemli bir yer almıştır. (...)"


1973-1983 Resim Sanatımızda Verimli Bir Dönem, Cumhuriyet Dönemi Türk Resmi, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1983, s. 118-122



Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Sanat Takvimi | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları | Paneller | İletişim | Bilgi & Haber | Sanal Müzeye Katkı | Sosyal Merkez | Site Haritası