(   Türk Resmi Seçkisi )    

Tez Dosyası   


  Eleştiri Dosyası   

Tartışma Dosyası   


  Müze Dosyası    

İstanbul Bienali Dosyası   

Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Ödüllü Bulmaca Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik



Elli Yılın Resmi Konusunda - Sezer Tansuğ

Çağdaş Türk resim sanatının kendine özgü biçim dünyası, elli Cumhuriyet yılını temellendirmede diğer alanlardan geri kalmamıştır. Bu temellendirmede doğrulanan başlıca özellik Türk resminin dünyaya, özellikle Avrupa dünyasına açık ilgilerinin yoğunluğuna rağmen, kendi içine dönük bir ortak olguyu gerçekleştirmiş bulunmasıdır.

Kişisel üslupların ancak bir çeşitlilik sağladıkları bu ortak olgu çağdaş bireysel biçim yaratışı olgularının tek tek herbirinden daha büyük bir değere sahiptir. Ama bu üslup çeşitlenmelerinin hiç biri Batı'daki çağdaş birey etkinliğinin değer ölçütlerine erişmemiştir. Eğer yararsız bir çaba, o ölçülere erişme isteğine yönelmese de bu ortak olgu konusunda bilinçli olunsaydı, bu çeşitlenmelerin her biri çağdaş birey yaratışına eş bir etkinlikte de olabilirdi.

Türk resminin Batı'yla bağlantlarından doğan sorunların yargılanmasında düzeltilmesi gereken bir başka sonuç, batıyı taklide kadar varan etkilenmelerin, aynı zamanda kendi görsel geleneklerinin çekingenliklenine sığınan nice duyarlıklarla da birleşmiş olduğudur.

Kişisel üslup arayışlarının Türkiye'nin büyük çağdaşlaşma atağını renklendiren çeşitliliği Batı'daki bireysel üslup sorunlarından apayrı davranışlar serisinin biçim kazanışıdır. Böylece kişisel-bireysel Türk yaratıcı davranış ve eğiliminin Batıdaki eğilim1erden kesin bir mahiyet farklılığını yansıtmakta olduğu da apaçıktır. Bu yüzden Batı insanının bir yaratıcı davranış örneği olarak Türk sanatçısı için bir imkansızlık olduğu da hesaba katılmalıdır.

Çağdaş Türk resminde, tarihsel bir değişim zorunluluğunu uygulama araştırısının son elli yıllık kararlı aşaması, Batı'yı "Batı'ya rağmen" yorumlamaya girişen bir çaba olarak benzersizdir.

Türkiye'de batı resmi adım adım izlenmiş olsa da, bu süreç gittikçe artan bir yoğunlukla, bir hesaplaşma ve kendi yaratıcı özellikleri hakkında bir bilinçlenme özüne bürünmeye yüz tutmuştur. Ancak, bu elli yıllık dönemin resim sanatı içtenlikle benimsenebileceği kadar, kıyasıya eleştiriye de hedef olabilir. Resim sanatının bazı durumlarda ülkenin görsel sanat gelenekleri sezgisi ve tarihsel çağların anıtsal ifade düzeyine yanaşmaktaki yetenek eksikliği bu eleştirel isteği çağıran durumların başında gelmektedir.

Türkiye'nin çağdaş resim sanatında ana hedef, teknik ve biçimsel değmelerin yarattığı ortak olgu içinde, batının bireysel üslup farklarıyla eriştiği etkinliğe erişmektir. Bu hedef üslup çeşitlenmelerindeki özelliklerin bireysel bir ideal dram keskinliği ile, bir üslup farklılığına dünüşmesini gözetmez. Bu onun temel yönelişine aykırıdır. Bu da ancak her türlü çağdaş biçimsel eğilimden etkilenme ve yarar payı çıkarıp sonuçta ancak kendisini doğrulayan bir yorum yapabilmektir. Bu yorum kendi mahiyetini ispatlayacak aşamalara eriştiği zaman biçimsel etkilenmelerin tümü bu mahiyeti yansıtacak kökten değişmelere uğrarlar. Batı biçimlerinin yerlileşme süreci böyle bir olgunun gerçekleşmesine bağlıdır. Biçimsel tüm çağdaş kaynakların bu eritilmiş başkalaşmaya uğraması evrensel düzeydeki söze de sahip çıkmaları demektir.

Türk resim sanatının kendi temel kaynaklarına bağlı bulunan bu gelişme sorununu, hergün yenilenen biçim anlayışları, modalar, çağdaş endüstriyel hareketin ortaya koyduğu türlü biçim serüvenleri karşısında tereddüt ve kuşku filozofisinin iman yoksunluklarında boğmaya çalışmak beyhudedir. Hem çağdaş Batılı gelişmeye bir aşağılık duygusu içinde ayak uydurmaya çalışmak, hem de kendi kültürünün sorunlarından sorumlu olmak, bazı düşünce çabalarını böyle bir istifham çıkmazına sokmuştur. Buna bir örnek olarak, Doğan Kuban'ın Türk Dili Dergisinin, 50. yıl için hazırladığı özel sayısında yayınlanan ulusal kültür sorunlarıyla ilgili yazısını gösterebilirim. Düşüncede bu eğilim, kendi yönelişlerine gözü kapalı olan, ya da kendine güven duymayan bir tutumdan doğmaktadır. Bu eğilimin altında her zaman ulusal kültürün çağdaş endüstrinin getirdiği yenilikler karşısında yok olup gideceği kuşkusu da gizlenir. Türk Dili Dergisinin aynı sayısında 50. yılda Türk Çağdaş Resim Sanatı'nın yavan descriptif kronolojisini tekranlayan Nurullah Berk'in, Varlık Dergisi' nin Aralık 1973 sayısında yazdığı yazıda ulusal kültüre onca yanaşma cilvelerinden sonra, ilerde Türk Sanatçısı yerel kültürden uzaklaşacaktır gibi yargılara varması da Batı'nın karşısındaki eksiklik duygusuyla, ayni iman yoksulluğunun bir belirtisi olmuştur.

50. yılda çağdaş Türk Sanatı'nın gelişim sürecini belirleyen açıklamaların, bu süreç içindeki temel dinamikleri görmekten yoksun statik bakışlara emanet edilmiş olması bu işe eğilen her kurum için yanılgıların en büyüğüdür. Kalıplaşmış dosya bilgileri ile bir tarihsel dönemin kendisini yeniliklere dönüştürebilmiş iç hareketi ortaya konamaz. Oysa dönemi geleceğin temeline bir bilinç harcı olarak yerleştiren budur.

Tarihsel çağların ayni bilinç özünü teşkil eden bir veriler ocağı haline gelebilmesi de o çağların engin bir yorumundan elde edilir.

Sanatçıyla yorumcu ya da açıklayıcının el ele verdiği, gerçek yaratış olgusunun elde edilebileceği kesin şartlar da ancak o noktada bulunurlar.


Elli Yılın Resmi Konusunda, Köken, Mart 1974, S. 1, s. 21-22



Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Sanat Takvimi | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları | Paneller | İletişim | Bilgi & Haber | Sanal Müzeye Katkı | Sosyal Merkez | Site Haritası