(   Türk Resmi Seçkisi )    

Tez Dosyası   


  Eleştiri Dosyası   

Tartışma Dosyası   


  Müze Dosyası    

İstanbul Bienali Dosyası   

Yenilikler & Öneriler Benim Koleksiyonum Ödüllü Bulmaca Beş Bölgeli Büyütme Uluslararası Sanat-Linkleri Sanatçı Atölyeleri Üyelik



İlk Adım - Yusuf Taktak

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi 1937'de Atatürk'ün emriyle kurulmuştur. Yakın tarihlerde açılan Ankara ve İzmir Müzeleri ise koleksiyonlarını, İstanbul Müzesi ve devlet sergilerinden elde ettikleri yapıtlarla oluşturmuşlardır. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonu dağılmasına karşın, hâlâ Türk plastik sanatlarının belirli bir dönemine ait en seçkin örnekleri bünyesinde barındırmaktadır.

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin kuruluşundan hemen sonra, daha çağdaş bir müzenin gerekliliği ve müzenin içerisinde yer aldığı binanın yetersizliği üzerinde durulmuş, ancak çeşitli nedenlerle-elbette başta devletin ilgisizliği nedeniyle-bu istek gerçekleştirilememiştir. Bugün için bu müze, mekân ve öteki sorunlar nedeniyle, izleyiciyle gerekli bağı sağlayamamaktadır.

İstanbul Sanat Müzesi Vakfı kurulduğunda tek gündem maddesi saptadı, o da; İstanbul'a çağdaş bir müze kazandırmak. Kimi sivil toplum kuruluşlarında olduğu gibi yoğun karışık amaçlar değil, sade ve tek amaç...

Tasarımız, kuşkusuz uluslararası bir müze! Önemle üzerinde durduğumuz nokta ise, yakın coğrafyamızı kapsayan bir koleksiyon oluşturmak. Sanırım "özellikli" müze anlayışı ilgi toplayabilir. Çünkü, kıtaların ve kültürlerin başkenti olan İstanbul'a bu yakışır!

Kuruluş zorlukları, bürokratik kaos, altyapı çalışmaları, mekân sorunları derken tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de ekonomik bunalımın baş göstermesi ve ardından da büyük bir serginin gündeme gelmesi, kendi açımızdan yaz sıcağını, nemini doruğa çıkardı.

Modern Türk sergisini oluşturmak için, danışma kuruluyla birlikte yaptığımız çalışmalarda; geçen yüzyıl ortasından bu yana Türk sanatının farklı evrelerinin politik tarihimizle koşut gittiğine tanık olduk. Sanatçılar bir yandan dünya sanatını izlerken öte yandan da onar yıllık kesintilerle toplumun değişen yüzünü yapıtlarında göstermiş ya da hissettirmişler. Kuşkusuz onar yıllık ayrımlar sanat tarihi açısından bilimsel bir inceleme değil. Sergi, yapıtların rahatlıkla gözden geçirilebilmesi için sanat tarihine sunulan bir çeşit belgedir. Üstelik, ilk girişimdir. Bu ilk adımın anlaşılması 1950'den başlayıp onar yıllık dönemler halinde 2000 de noktalanan sergide, kanımca asıl amaç dönemlerin sanat anlayışlarını ortaya dökmektir. Sanatsal eğilimler, etkilenmelerle dönemin genel karakterini açıklamaktadır. Sanatçıyı sunmaksa ikinci planda gelmektedir. Bir yapıtla herhangi bir sanatçının anlaşılması olanaksızdır. Bu bakımdan sergi mekânının darlığını öne sürmemizi anlayışla karşılayın. Sanatçı listesi kesin olmayıp, değişip artabilir.

20 Yüzyılın İkinci Yarısında Türk Sanatı. Bellekte kalması, nerede yaşadığımızı belirtmek açısından üst başlık: Modern Türk. Önce kendimizi tanıyalım düşüncesinden yola çıkıp, kavram kargaşalarının uçuştuğu bir ortamda çocuklara bir şeyler bırakmaktan önce şu anda yaşayan bizlere, bizde neler yapıldığını göstermek. Bir bakıma Cumhuriyet Döneminin envanterini çıkarmak. Son dönemlerin seçiminin hayli zor olduğunu zannediyorum. Bu yılların görüntüsünün ortaya çıkarılması için "zaman"ın yargısına başvurmaktan başka çözüm yoktur.

İlk adımların içeriği yoğun olduğunda, arkası gelir. Yoğun bir sanat ortamı içinde olduğumuzu biliyorum.


Yusuf Taktak
Kültür Sanat Kurulu Başkanı
Yönetim Kurulu Üyesi

İstanbul Sanat Müzesi Vakfı


Anasayfa | Koleksiyonlar | Sergiler | Araştırarak Öğrenmek | Sanat Takvimi | Etkinlikler | Araştırma Kaynakları | Sanatçı Sayfaları | Paneller | İletişim | Bilgi & Haber | Sanal Müzeye Katkı | Sosyal Merkez | Site Haritası