 |
-
- Projeye Katılan Eğitmenlerin Değerlendirmeleri
Erkul Gönül, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, Eğitmen
Neslin Değişen Sesi, 6-7 Sınıflar, 27 Ekim 2004
Boynu Bükük Köylü Kızı:
Hamile bir kız, üzgün (çünkü boynu eğik)
Beni en çok etkileyen kızın hüzünlü olması
Sağdaki yöresel bir şey
Kezban Arca Batıbeki:
Yarış yapıyor, hareketli bir resim, kızın saçından belli
Final fantasy oyunundaki gibi fantastik bir at
Eski zamanda geçiyor
Bence bir şeylerden kaçıyorlar
Kadın mı erkek mi belli değil
Sarı Çıplak:
Göğüs kısmına ışık vuruyor, evde olabilir
Evin alt katı olabilir
Çok karanlık bir yer
Mutsuz bir kadın
Bence biraz mutlu çünkü hafif gülümsüyor
Arzu Başaran:
Ölmüş, Kanlar akıyor, Çatışmadan çıkmış
Bence suratı yanmış bir asker var
Hayatı kaymış bir adam, çok kötülükler görmüş
Cinsiyetsiz, insan olup olmadığı belli değil
Soyut Çıplak:
Mağara gibi bir yer
Adamın çocuğu kaçıyor, Mektup bırakmış
O bence çocuk değil domuz
Kadın çocuğunu denize getiriyor
Şeytan gözleri var
Mağara kötü bir yer olduğu için adam çocuğu iyi bir yere götürüyor
İnsan, kıyıya bir yer yapmış
Filiz Tokcan:
Üst kattaki bir oda burası
Kadın üzgün, Biri gidiyor kocası, babası yada sevgilisi olabilir
Evde yalnız dışarıdaki mutlu insanları izliyor
Dışarıdaki aydınlık mutluluğu simgeliyor
Köylü Kadınlar:
Üzgünler çünkü ürünlerini kaybetmişler
Şaşkınlar ölü birini görmüşler
Kadınların dudakları büzülmüşler
Taş balkondalar
Gelen adamları gördükleri için arkalarını görmüşler
Kusursuz Görüş:
Üç boyutlu yapmış
Gölgeyle boyut vermiş
İnsanın oluşumunu anlatıyor
Kalbinle Duy:
Kağıtlardan duvar varmış, yırtmış
Yönetmen gibi birinin filmleri bunlar
Onu işten kovmuşlar oda bütün filmleri (Negatifleri) yırtmış
Barbara:
Dağınık bir kadın
Ressam için güzel bir kadınmış
Dengesiz çünkü kolunun biri uzun biri kısa saçlarında
Çocuksu bir kadın olabilir
Ölü Et:
Vejateryen yapmış
Kapı korkunç bir yere açılıyor
Diskoya açılıyor olabilir
Vejateryen kulübüne açılıyor
Katilin evi, eşkiya ya da serseri olabilir
Sünnetçi:
Kumarhane oyunu bence bu, kartlar açılıyor
Reklamlar var
Kumarhane reklamı almış
Asvalt gibi bir yer
Gece Yarısı Mavisi:
Kötü bir kapı bence çünkü zincir var
Öbür kapının tam tersi,güzel görünüyor bence ama insan ceseti var,arkasında kötü şeyler olabilir
Bence katil var
Bence kötü bir kapı çünkü demir soğuktur
Cimri bir adamın evi olabilir, içeride güzel eşyaları var
Bence sonsuz bir güzelliğe giden bir kapı
Cennete giden bir kapı olabilir
Nesin Vakfı
Barbara:
(ressam neden böyle bir resim yapmış olabilir) Canı öyle istemiş diye
Göze çarpsın diye
Herkes kalemle yapıyor, farklı yapmak istemiş
Buz Hokeyi:
Çok renkli
Bir sürü renk var
Gazeteyi yapıştırıp çekmiş gibi yapılmış
Ben fazla beğenmedin
çok karışık düzensiz
Boyalar, renkler çarpıcı geldi bana
Bende beğenmedim basit gibi
Duvar 71:
Bu çok güzel, sade bir resim
Bunda yapıştırma yok
Kalbinle Duy:
Bu da güzel değil, karışık
Hepsinde kolaj, yapıştırma tekniği var
Çok beğenmedim ama en çok 5'i beğendim çünkü bir resim beni etkilemeli, duygusal, göze hoş ve gerçekçi olmalı, uyumlu renkler olmalı
Reklam afişi kullanılmış
Parçalanma ve kırılma etkisi var
Bir bütünmüş ve parçalanmış
Kusursuz Görüş:
Çok güzel
Gerçek insan ve hayvan gözleri olunca gerçek olmuş
İnsan gözleri ile hayvan gözlerini birleştirmiş, karşılaştırmış
Bütün gözlerin aynı olduğunu anlatmak istemiş
İnsanla hayvanı ayırt etmemiz için böyle yapmış
Gece Yarısı Mavisi:
Kapıyı açıp, girebiliriz sandım
Hapishaneyi anlatmış olabilir
Bence ressam maviyi seviyor
Gökyüzünü, denizi andırıyor
Ressam belki maviden başka bir kapı görmediği için kapıyı mavi yapmıştır
Gece yarısı'nın rengi kapıya yansımış
Kapıyı denize benzetmiş
Her yerin bir kapısı vardır
Hapishane, köşk, eski bir araba kapısı hep kapalıdır
İçeride özel bir şey olabilir
Ben bu resmi çok sevdim
Sünnetçi:
Sarıyı çok seviyor olabilir ressam
Bence çok kötü bir resim
Sadece canı sarıyı kullanmak istediği için sarıyı kullanmış olabilir
Krokideki renkler gibi kutularda ki sarılar da kapalıdan açığa gidiyor
Ölü Et:
Bu diğer kapıdan daha güzel çünkü camı var
Eski bir evin kapısı
Mahalle arasındaki bar kapısı olabilir
Bence diğer kapı bar kapısı
Depo kapısı ama içeride yaşayan var
Kötü birisi yaşayanları çıkarmış ve dışarı da kilit takmış
Köylü Kadınlar:
Çalışan tarlada domates, pamuk yapan kadınlar
Ressam köyü anlatmış
Çok güzel çizmiş
Boynu Bükük Köylü Kızı:
Küçük bir kız
Köylü kızı gibi giyinmiş olduğundan köylü olduğunu anlıyoruz
Üzgün ve asık suratlı
Kızılderiliyede benziyor
Kezban Arca Batıbeki:
Gerçeğe benzemiş çok güzel
Dostluğu anlatıyor
Bence savaşı anlatıyor
Birini kovalıyor, yarışta olabilir
Ressam lunaparktan esinlenmiş
Hepsinin ağzı açık
Eski çağları anlatıyor
Kitaplardan esinlenmiş
Ormanda yaşayan insanlar
Resmin abartısız olmasını istemiş
Ben sadece kaplanın çizgilerini beğendim
Kadın atın doğallığında
Resim yapıyorsan gerçeğe benzeyecek
Sarı Çıplak:
Göğüsler ön planda
Kadın ressama bakıyor
Canı sıkılmış
Bence bu çok terbiyesiz olmuş
Şükriye Dikmen 1:
Zengin
Artist, ukala bir kadın
Kadına önem verilmiş çünkü bütün resimlerde kadın var, bu ayrımcılık ama birde Türkiyede demokrasi var
Turunculu Kadın:
Piyona çalıyor çünkü parmakları uzun
Fakir bir kadın
Arzu Başaran:
Bence berbat bir resim
Bu ne şimdi boyayı iki sürmüş tamam!
Bence iğrenç bir resim
Anlatamadığı karışık şeyleri yansıtmış
Soyut Çıplak:
Denizde bebek var, bebeği denize bırakmış
Bebeğini kaybetmiş
Bu resimlere 100.000 TL bile vemem
Resimler iğrenç sıkıcıymış
Filiz Tokcan:
Bebeği kaçırılmış ya da sevgilisinden ayrılmış
Annesi hasta
Canı sıkılmış, dışarıda oynayan çocukları izliyor
Belki üzgün değildir, keyif yapıyor olabilir
Gülüyor da olabilir
İşyeri olabilir ama büyük ihtimalle evdir, komşusunun evi
Kadın şehirli çünkü ev modern
Büyükçekmece, Dr. Sadık Ahmet İlköğretim Okulu, Yaş 9-10
Soyut Çıplak:
Yunusa benziyor
Rüzgarlı bir yer ama pek hoş bir durum yok, karanlık
Yapraklar var
Birini kaybetmiş gibiler
Arzu Başaran:
Yüz var resimde
Adam bence
Sanatçı mutlu değil, karamsar
Saçlar kana bulanmış, ölmüş gibi
Kafasından bıçaklamışlar
Sağ alt köşede ve onun da altında üç insan var, kapalı bir mekan olabilir
Bir kadın, iki de erkek var, üçü de ayakta, birinin sakalı var(en uzun boylu olanının), ikisi kavga ediyor çocuk da onları ayırmaya çalışıyor
Barbara:
Çöp kız var
Barbara adamın istediklerini yapmamış adam kızgın
Ölü Et:
Ressamın ulaşamadığı bir yer var, kilitli kapı yapmış
Esrarengiz şeyler oluyor arkasında
Ölü biri var
Sıcak bir yerin kapısı böyle küçük olmaz
(arkasında ne olduğunu hepsi görmek istediklerini söylediler)
Sünnetçi:
Reklam panosuna benziyor
Mahalle arasını düşündürüyor
Gece Yarısı Mavisi:
Girilmemesi gereken bir kapı
İçinde tehlikeli bir şey var gibi
Diğer kapıdan daha tehlikesiz
Köylü Kadınlar:
Kadınlar mutsuz
Birini kaybetmiş olabilirler
Hepsi kendi önüne bakıyor
Belki yolunu gözledikleri biri vardır, askerdeki oğulları mesela
Filiz Tokcan:
Karşı pencereye bakıyor
Birini bekliyor, yakın akrabası olabilir
Biri ölmüş, sanki tekrar gelecek gibi onu beliyor
Arzu Başaran:
Dünyada hiç mutlu insan kalmamış gibi
Kadın adama bir şey yapmış gibi
Adam kaçmaya çalışıyor da sanki arkasındaki duvar yüzünden kaçamıyor gibi
Şükriye Dikmen 1:
Zenci bir kadın, koyu tenli
Çok dikkatli bir şeye bakıyor
Çizene poz vermiş
Bence poz vermişe benzemiyor
Dalmış, hayal görüyor gibi
Güzel bir işi yok çünkü mutsuz biri gözünden, ağzından belli
Kocası kötü bir iş yapabilir
Kocası işsizde olabilir
Boynunda dikiş izi var
Boynundaki hedef gibi nişan almış
Turunculu Kadın:
Bu kadın Şükriye'ye poz veriyor
Bomboş bir oda, aydınlık
Kadın mutlu
Eli çok büyük, kolu çok uzun, ayağı küçük, gözler büyük
Şükriye Dikmen 3:
Aklından muzur bir plan geçiriyor gibi
Öğrencidir, belki 1 Nisan şakası yapacaktır öğretmenine
Mutlu bir kadın
Üç resimde kadın
Düzen üstünde duruyor ressam
Hepsinde turuncu var ve hepsinin gözleri büyük
Sarı Çıplak:
Poz vermiş
Mağarada olabilir
Kulübe gibi bir yer
Çok mutlu değil
Onu bağlamışlar
Mafya kaçırmış para için, babası çok zengin
Kezben Arca Batıbeki:
Savaş olabilir, esli çağ
Kadın bir şeye çok kızmış
Ormanda gidiyormuş fatograf çekmiş, tuvale aktarırken gri fon yapmış
Labirentte, çıkamıyor, o yüzden kızgın
Boynu Bükük Köylü Kızı:
Şalvarı var
Üzgün
Önündeki ayakkabı
Bir yere gidecektir, Külkedisi gibi iptal olmuştur, fakir bir kızdır
Önündeki kupa
Babası kızmış, dövmüş olabilir
Güngören İlköğretim Okulu, Yaş 11
Barbara:
Bir kız var
Kolaj yapılmış
Renkler karanlık
Barbara neşeli ve sevimli bir kız
Buz Hokeyi:
Aynı kişi yapmış, ikisinde de afiş var ve ikisi de renkli
Burası bir duvar tuğlalar var
Ressamın kendi evinin duvarı olabilir
Bizim okulun duvarları gibi
Pastel boya tuğlalarda kullanılmış
Afiş yırtılmış gibi
Duvar 71:
Bunda da yırtık var, ressam kendi yapmış boyayla
Bu da aynı kişinin resmi
5, B ve 6 var resimde
hayal edelim d,ye yarım bırakmış olabilir, 71'e devam ediyor olabilir sayılar
Kusursuz Görüş:
Doğançay'ın bu da, çünkü yırtıklar var
Maymuna gözlük takmış insanların ilgisini çekmek için
Kusursuz görüş çünkü hep gözler var
Ben olsam resmin adını göz dünyası veya canlı tanıtımı koyardım
Ölü Et:
Gerçekçi bir kapı
İlgi görsün diye adı ölü et
Gecekondu kapısı olabilir, çünkü gecekonduların bazıları tek katlı oluyor ya kapıları da küçük oluyor
Terkedilmiş bir yerin kapısı
Sünnetçi:
Bu da aynı kişinin
Haritada adresler çizilmiş
Fincancı sokak'ta bir yer olabilir
Çimento, taş gibi bir doku
Numaralar kapı numarası olabilir
Koyudan açığa gidiyor
Bakkal olabilir
Yandaki kapının içindeki evin haritasıdır
Gece Yarısı Mavisi:
Arkasında hazine var, çok kilitlenmiş
Kullanmadığı eşyaları koymuş olabilir
Bir okulun kapısı olabilir
Kömür kapısı olabilir
Mühürlenmiş bir kapı içindekiler gizli
Eşyaları kapıya dayamıştır ve kapı devrilmesin diye de kilitlemiştir
Kapı mavi olduğu için resme bu adı vermiş
Köylü Kadınlar:
Kadınlar balkondalar
Nehrin oradan süt taşıyan adamlar geliyor
Bence süt değil, buğday taşıyorlar
Sarı Çıplak:
Deminki resimden farkı bu kadın Türk, şehirli onlar köylüydü
Belki bu kadın da köylüdür, yıkanıyordur (kıyafetler)
O resim daha düzdü bu resim daha pütürlü
Karanlık bir yer
Çıplak olmasının sebebi belki poz veriyor oluşudur
Bedenine ışışk düşmüş o yüzden oralar aydınlık
Kezban Arca Batıbeki:
Boynuzlu at var demek ki eski devirlerden kalma
Burada boya daha düz sürülmüş
Kaplanı yakalamaya çalışıyor kadın
Hareket ediyorlar çünkü kadının saçları uçuşuyor, atın iplerini çok sıkı tutmuş ve atın tüyleri dikleşmiş
Arkası duvar olan ama arkası bizim olduğumuz taraf açıklık olan bir yerde koşuyorlar.
Boynu Bükük Köylü Kızı:
Pürüzlü sürülmüş boya
Bu bir köylü kızı
Fakir olduğu için üzgün olabilir
Dersten zayıf almış olabilir
Bu kız okula gitmiyor, köyde okul açılabilir ama böyle giyinen kız okula gitmiyordur.
Boya karışık sürülmüş
Koyu renkler kullanılmış
(yanındaki obje) : lamba, mum, sandalye, vazo, saç olabilir
Kadının tarladan topladığı sarmaşıklar
Resim adını "hüzünlü çoban" koyardım
Filiz Tokcan:
Sevgilisine bakıyor, belki küsmüştür
Kucağında bebeği vardır
Üzgün çünkü boynu bükük düşünüyor olabilir
Uyuyakalmış olabilir
Renkler ve duygu anlatımı
Koyu renkler kullandığı için karamsar
Ev olabilir, otel olabilir, bodrum kat olabilir karanlık ya..
Güneş var, içerisi soğuk, o yüzden camı açmamış
Yaz resmi çünkü dışarısı beyaz
Belki içerde ışık yoktur, o yüzden karanlıktır
Böyle perde zenginlerin evinde olur
Masanın üstünde cam var, ışık yansıyor
Soyut Çıplak:
Çocuğunu tutan bir kadın var
Bakan gözler var(sol üst)
Yarasa, fare (bir başka çocuk: havada fare olmaz, helikopterdir)
Deniz var
Bence deniz değil çünkü kadının yürüdüğü yer boş
Boya kullanımı "sarı çıplak"ta olduğu gibi
Boya fazla kullanılmış
(sol alt köşedeki yazı): kadının aklından geçen düşünceler yazılı olabilir
Sinema
Tiyatro oyunu, sahne
Bulut
Kolu yok, belki sakattır
Arzu Başaran:
Adamın yüzü var
Kalp var,gözler var
Adamın burnu kanıyor
Ağlıyor olabilir, dişi kanıyor, saçları dökülüyor
Burası pütür pütür-burası düz
(ressam ne ifade etmek istemiş? )
İnsanlar düşünsün diye böyle yapmış
Kanlı,acılı, kötü,huzursuz, bir şey anlamadık
Hiç beğenmedik
Buradaki resimler içinde hiç güzel değil
Fazla renk de yok
Şükriye Dikmen Portre 1:
Keskin çizgiler var
Kadının boynu uzun
Kolyesinin taşı parlıyor
Uykusuz bir kadın bu, gözleri şişmiş
Düğünden önce, annesinden ayrılacağı için ağlamıştır,gözleri ondan şişmiştir
Mutlu da değil, mutsuz da...normal
Burnunun kenarı yok
Küpelerin biri büyük, biri küçük
Turunculu Kadın:
Kolunu sivri yapmış ressam
Elbiseleri takım,aynı renk
Evde
Bir mağazada olabilir, poz veriyor
Evde ayakkabılarıyla dolaşamaz, o yüzden burası ev değil
Evde ayakkabı ile dolaşıyor da olabilir
Tırnakları yok kadının
Omuzları dümdüz
Şükriye Dikmen 3:
Kendisini çizmiş olabilir
Aynı ressamın yaptığını anladık (anladılar,"ölçüsüz"diye bir ifade kullandılar)
Bu evde oturuyordur kadın
Evde diye hiç takı takmamış
Namık Kemal İlköğretim Okulu, 10-14 Yaş
Barbara:
Karışık düşünceleri olan bir kadın
Karışık malzeme kullanmış
Afişe benziyor
Buz Hokeyi:
İnsanlarla iletişim kurmak gibi bir şey var
İkisinde de insan resmi var
Çıkmaz sokak duvarı gibi
Duvar 71:
Karışık renkler, yırtılma, gölge var
Kalbinle Duy:
Yırtılmış sayfalara benziyor
Bence doğa çünkü spor yapan insanlar var
Ortada bir yol var gibi
Bir hayat, bir dünya anlatılmak istemiş, bütün resimlerde bir karışıklık var, aynı hayat gibi
Kusursuz Görüş:
İnsanla hayvan arasındaki fark
Yaşamdaki farklılıklar
Maymunda gözlük olsaydı ne olurdu ki?
Her gözün kendine göre bir görünüşü var
Gece Yarası Mavisi:
Kilit vurulmuş bir kapı, tutsak
Gerçek değil, tuval üstüne yapılmış
Tutsaklığın, yalnızlığın ne kadar zor olduğu anlatılmak istenmiş
Kapının arkasında dünyanın en kötü şeyleri olabilir
Tutsak bir insan var
Gündüz çıkan, gece tutsak biri saklanıyor
Sünnetçi:
Kapılı bir labirent, sokak gibi
Sokağın, binaların krokisi neden resme yapıştırmış acaba? Sokağı tanıtmak için olabilir
Sarı koyudan açığa gidiyor, planda onların yeri gösterilmiş galiba
İşaretli olan yasak bir kapı
Ölü Et:
Gerçek değil, bu da tutsak kapısı olabilir.
Camı var ev kapısı olabilir
İsminden dolayı kasap kapısı olabilir
Ölüler dünyasına açılıyor olabilir
İçeride ölmüş hayvanlar var
Mahvolan insanlar var içeride, mahkum olan birinin kapısı
Diğer kapı daha güzel
İçeride işsiz adamlar, serseriler var bence diğer kapı daha güzeldi
Filiz Tokcan:
Hüzünlü, yalnız olduğu için
Yalnızlığı sindirmek için odaya kapanmış
Yalnızlık çektiği için pencereden bakıyor
İçerideki karanlık onun hüznünü ifade ediyor
Oda boş, eşyasız olabilir
Soyut Çıplak:
Bebeğini kaybetmiş bir kadın
Suyun içinde bir kadın, su çünkü boyayı karmaşık kullanmış ve su renkleri var
Kar yağıyor
Kadının saçında ve üstündeki beyazlıklar kar
Ölmüş bir kadının ruhu olabilir
Kara bulutlar var
Arzu Başaran:
Boyayı farklı kullanmış, farklı malzemeler, kapalı ve açık renkler var
Resmi ben yapmış olmak istemezdim, çok karışık beğenmedim, belirsiz ve huzursuz
Mutsuz, ağlamış biri, ressam hüzünlü
Adı renkler dünyası veya renklerin şarkısı olabilir
(üzerine konuşmak istemediler)
Şükriye Dikmen 1:
Süslü bir kadın, boynunda 2 kolye var
Süslü kadın
Gözlerinin altı şişmiş, eşit değil
Boynu çok uzun
Burnu değişik, bilinçli yapılmış, insanların farklı yönleriyle göstermek için yapılmış
Poz veriyor
Orta halli, hüzünlü değil, sakin ve mutlu gibi
Turunculu Kadın:
Aynı ressam olduğu belli, çizim şekli benziyor çünkü
Kadın yamuk, parmakları uzun, ayakları küçük
Bir oda olabilir, taban, duvar belli iç mekan
Eski zamanlar olabilir, çünkü elbisesi ve saç şekli öyle
Şükriye Dikmen 3:
Birinci gibi yine yamukluklar var
Boynu uzun, omuzlar aynı değil.
Mutlu, dudak şeklinden belli, gülüyor gibi
Sarı Çıplak:
Sanata soyunmuş
Yüzündeki ifade hüzünlü, gözleri kısık
Sarı renk ortada arada bir şey anlatmak istemiş olabilir
Pencereden güneş geliyor olabilir
Kadın erkek farkını göstermek istemiş olabilir
Hüzünlü çünkü renkler koyu
Kezban Arca Batıbeki:
Bir şeyden kaçıyorlar
Bence güzel bir şeye koşuyorlar
Ressam hayalindeki atı yapmış olabilir
Renkler güzel, çizin çok güzel, hayvanları güzel yapmış
Dağ gibi bir yer, açık bir yer
Boynu Bükük Köylü Kızı:
Boynunu eğmiş, üzgün
Birine karşı gelmiş üzülmüş
Belki annesi ölmüştür
Köylü çünkü kıyafeti...
Belki kızılderilidir
Önündeki biblo, şapka ve yöresel bir şey
Kişisel Görüşler
Çocukların ilgi ve beğeni sıralaması:
- Burhan Doğançay
- Kezban Arca Batıbeki
- Bedri Baykam
- Filiz Tokcan
- Şükriye Dikmen
- Nuri İyem
- Eren Eyüboğlu
- Arzu Başaran
Yapıtlar üzerine genel notlar:
Barbra:
Resmi çok beğenmemelerine karşın üzerine çok konuştular. Renklerin etkisini fark ettiler. Ortak görüş Barbra'nın ressamı üzen bir kadın olduğuydu.
Buz hokeyi:
Heyecanlı bir şekilde ilgilendiler. İsmi üzerine düşündüler. Bilmeyen çocuklar kolaj tekniğini tanıdı ve Doğançay'ın kolajlarından etkilendikleri için uygulama sırasında özel olarak kolaj yapmak istediler."afiş"ifadesi çok sık kullanıldı.
Duvar 71:
Doğançay'ın resimleri içinde en zor algıladıkları yapıt buydu. Gölgenin gölge olduğunu ve derinliği anlayamadılar. Rakamların neden yarım yapıldığı ile ilgilendiler.
Kalbinle Duy:
Özel olarak ilgilerini çeken bir yapıt olmadı ama Doğançay'ın yaptığını anladılar o nedenle ilgilendiler.
Kusursuz Görüş:
Gözlüğe güldüler, bazıları da alaylı bir tavırla yaklaştılar. Eğlenerek, üzerine konuştular.
Gece Yarısı Mavisi:
Gerçek bir kapı değil de tuval olması çocukları heyecanlandırdı. Diğer kapı kadar etkilenmediler ama üzerine konuşmaktan keyif aldıkları bir yapıttı. Kapının arkasında gizli bir şey olduğu konusunda hemfikirdiler.
Ölü Et:
Bu yapıtı neredeyse tüm çocuklar çok beğendiler."hayatın içinden"benzeri ifadelere yer verdiler. Yapıtın üzerinde yer alan tüm aksesuarları incelediler. Yorum yapmaktan keyif aldılar.
-Burhan Doğançay'ın resimlerini beğenmelerinin yanı sıra, sanatçıyı tanıdılar ve başka bir yerde gördüklerinde de tanıyacaklarını ifade ettiler.
Sünnetçi:
Yapıt üzerine yorum yapmakta zorlanmalarına rağmen yaptıkları yaratıcı yorumlar şaşırtıcıydı. (Sandığımın aksine) yapıtın ismi ile ilgilenmediler. Hiçbir detayı atlamadılar, yapıt üzerinde yer alan krokinin nereye ait olabileceği üzerinde durdular. Çok iyi algılayamadıklar için çözümlemeye çalıştılar.
Köylü Kadınlar:
Bu resme olan yaklaşımları beni şaşırttı. Çünkü gayet az konuşmayı yeğlediler. Söyleyecek çok şeyleri olmasına rağmen (ki konuşturdukça bir çok yorum yaptılar) fazla ilgilenmediler. Ama resmi çok beğendiklerini ifade ettiler. Köy resmi görmek onları memnun etti, sıcak buldular.
Filiz Tokcan:
Bu yapıt, üzerine en çok konuştukları yapıttı. Heyecanla yaptılar yorumlarını. Ressamın üzgün bir kadını resmettiğinde hemfikirdiler. Aynı zamanda şehirli bir kadın olduğunu da belirttiler. Ressamın, hüznü yansıtmak için renkleri kullandığını anladılar.
Soyut Çıplak:
Bu resim üzerine oldukça fazla yorum yaptılar. Etkilendikler. Olumlu ve olumsuz olmak üzere pek çok farklı görüş belirttiler. Ayrıca kimisi karanlık ifadeler yakalarken kimisi de neşeli buldular resmi. Farklı yorumlara açık olduğunu belirttiler. "Soyut" kelimesini ve resimle ilişkisini anlamaya çalıştılar.
Arzu Başaran:
Resimdeki en ufak lekeyi bile dikkatle yorumlamalarına karşın, neredeyse tüm çocuklar sonunda bu resmi hiç beğenmediklerini ifade ettiler."huzursuz"gibi tanımlar kullandılar. Ressamın farklı malzemeler kullandığı üzerinde durdular, dokuları da yorumladılar.
Şükriye Dikmen
Üç resmin de aynı ressama ait olduğunu anladılar. Ve ressamın deforme ettiğini gözlemlediler. "Başka bir yerde gördüğümüzde de tanırız"dediler.
Bu üç resim üzerine detaylı yorumlar yaptılar. Portrelerden takıları olmayanı Mona Lisa'ya benzeten çocuklar oldu. Turunculu Kadın için "eski zaman kadını" diye bir ifade kullandılar. Kıyafetlerinden ve saçından dolayı böyle düşündüklerini belirttiler.
Sarı Çıplak:
Bu resim üzerine çok şey söylediler. Çoğunda çekingen bir ifade vardı. Nuri İyem'in Köylü Kadınlar yapıtının ressamı olduğunu hatırladılar, aradaki farkları kavradılar. Boyanın daha farklı kullanıldığı üzerinde durdular. Ama iki resmin arasında uç bir fark olduğunu düşündüler ve resimleri ilişkilendirmeye çalıştılar. Şöyle ki, "bu kadın da köylü ama şu an banyo yapıyor" , "bence bu kadın da köylü ama ressamın kocası olduğu için onu çıplak görebilmiş"gibi yorumlarda bulundular.
Kezban Arca Batıbeki:
Yine bu resim de çocukların çok ilgisini çeken ve üzerine heyecanla konuştukları bir resim oldu. Boynuzlu at ve kaplan görmek hoşlarına gitti. Resmin hareket halindeki bir anı anlatması ayrıca ilgilerini çekti. "Hayal ürünü" ve "çok eski zamanlar" gibi yorumlar yaptılar. Özel olarak "Bu resmi çok beğendik" diye belirttiler.
Boynu Bükük Köylü Kızı:
Yapıtın hüzün taşıdığını ifade ettiler. Ressamın hüznü renkler yoluyla verdiğini anladıklarını ifade ettiler.
Fuar üzerine genel görüşler:
Sanat fuarını, galeriler satış yapabilecekleri bir pazar ortamı olarak görmekten vazgeçip prestij amaçlı, kendi kurumsal kimliklerini güçlendirip pekiştirebilecekleri bir fırsat olarak görmeye başladıklarında sanat fuarları amacına ve hedef kitlesine ulaşacaktır. Galeriler kısa vadeli maddi geri dönüşler yerine uzun vadeli hem maddi hem de manevi geri dönüşler elde edecektirler ve ediyorlardır da. Bu yıl da fuarı prestij amaçlı gören birkaç galeri haricinde diğer galeriler şarap içebilecekleri ve dedikodu yapabilecekleri bir yer olarak görmekten ileri gidememişlerdir.
|